Ana Sayfa / Edebiyat / Anı / AÇIL SUSAM AÇIL
Açıl Susam Açıl

AÇIL SUSAM AÇIL

Zaman sevdiklerimizi bir bir çalıyor bizden. Ne kadar üzülsek de, geri gelmiyor bir daha o günler. Ara sıra rüyalarıma ziyarete gelir anaannem, uykudan kalktığım zaman acı gerçekle tekrar, yüz yüze gelirim. Ölüm ayrılığının, ne kadar zor olduğunu düşünüp, içim acıyarak tekrar uykuya dalmaya çalışırım.

Yaşanan onca anının, gerçek olup olmadığını sorguluyorum bazen. Anneannemle geçen o çocukluk günlerini düşünüyorum. Kendi kendime gülüyorum, ne güzeldi, belki de yeterince kıymetini bilemedim. Çiçekleri çok severdi, bahçede ortancalarla konuşup, dertleştiğini hatırlıyorum, onları sulayıp tek tek ilgilenirdi. Gözümün önüne getirmeye çalışıyorum yüzünü. Evet şu an, tam karşımda bembeyaz teniyle, bir pamuk tarlasına benziyor yumuşacık. Hala, küçük bir çocuk edasıyla bakan, minicik “tosbağayı” andıran gözleri, pırıl pırıl parlıyor. Ellerinde, hiç güneş lekesi yoktu ve beyaz saçlarını iki melik yapıp, tepeden toplardı. Sakız gibi beyaz yaşmağını örtünce, adeta bir meleğe benzerdi, mis kokulu. Kat kat giyinirdi lahana gibi, içinde mutlaka içlik göğneği, iç donu, pijaması daha neler neler. En önemlisi de, bütün torunların göz koyduğu para kesesi idi. O kat kat giysilerin altında özenle saklanırdı. Bu kadar şişkin keseye, her fırsatta dokunup, anneannemi de azıcık hırpalayıp (gıdıklayıp).” Korkunç emellerimi gerçekleştirmek için, planlar yapardım.

Tabii ki bir de bu para kaynağını sakladığı, kilitli bir odası vardı. İkinci katta bulunan oda çok gizemliydi benim için. Masallarda dinlediğim, kırk haramilerin mağarası gibi, açıl susam açıl sözleriyle, açılıp kapanırdı kapı. Kendimce merak eder, o odanın içindeki hazinelerin hayalini kurardım. Bu günler çok gerilerde kalan birer anıdan ibaret artık. Ah ne yazık ki, o gizemli ve sırlarla dolu odaya, girme şansım ancak ölümünden sonra oldu. Kardeşler arasında paylaşılan, birkaç eşyanın arasında bulduğum, siyah beyaz fotoğrafların olduğu albümü, annemden izin alarak aldım.

Hala özenle saklarım, çıkan hazineyi. Seni çok özledik Ayşe Kadın…

H.Çiğdem Deniz

4 yorum

  1. Evet bir bir çalıyor sevdiklerimizi zaman… Yanımızda iken kıymetini pek fazla bilemiyoruz maalesef… Anıları tazeledikçe hüznümüzü, paha biçilmiyor içimizi sızlatan yokluğuna…

    Ne güzel anlatmışsınız Anneanneyi … Yine gözümde canlandırdım.. Pamuk Anneanne demek geldi içimden… Yazılarınızı gerçekten keyifle okuyorum… Yüreğinize, emeğinize sağlık Çitlembik…

    0
  2. Ay Işığı, öncelikle çok teşekkür ederim yorumlarınızla bana gerçekten güç veriyorsunuz…Yazma denemelerim anılarla başladı…Açıl susam açıl adlı yazım ilk denemelerimden…Özellikle paylaşıyorum ki hem ben hemde okuyucularımız farklılıkları görebilsinler istiyorum…Çalışmalarım şimdiye kadar kendi çapımda öğrendiklerimle devam ediyordu…Şu anda daha ciddi anlamda bazı adımlar atmaktayım…Bilgelog ailesiyle tanışmam da benim için hem yeni bir adım oldu artı bir okul olduğu inancındayım…Ayrıca kocaman bir ailem oldu diye seviniyorum…Sevgiyle kalın…

    0
  3. Her çocuk için babaanne ve anneannenin çok özel bir yeri vardır. Ne güzel anlatmışsınız anneannenizi. Babaannem canlandı gözümde. Hayatı öğreten çocukluğuma yön veren tek bilgem… Anneannemi pek tanıma fırsatım olmadı. Onu çok küçükken kaybettim.

    Emeğinize yüreğinize sağlık. Kaleminiz daim olsun.
    Sevgiler.

    0
  4. Özellikle mesajım genç nesillere…Tabi ki ileriye doğru bakıp yön çizecekler hayatları için…Yalnız arada dönüp geriye baksınlar çok sevdikleri her an kaybolup gidebilir…Ne güzeldir bayramlarımız ne çok mutlu eder yaşlıları küçük bir ziyaret…Çok geç kalmadan arayalım KÖKLERİMİZİ… Sağlıcakla kalın Yaren.

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>