Ana Sayfa / Edebiyat / ADIM ATMALISIN!
Adım Atmalısın

ADIM ATMALISIN!

Gideni tutamazsın ama çaya tuz atarsın. Hışırtılı bir gidişattır ama çaya tuz atarsın. Öksürtür, sesli akşamüstü debelleş olur, mümkünatı yoktur gideni tutamazsın. Sağ bacak, kalça çekilmesi, gerilim falan. Uygun bir adım atmalısın…

Gece kuru, hışırtılı, uyutmaz yürekten yananı. Gün yorgun, bitkin başlarsa çürümüştür böğrü koltukta yatanın. İyi sözcüklerle selamlamalı sabahı. Günaydın, rojbaş, good morning … gibi bir kaç dilden adım atmalısın.

“İncecikten bir kar yağar, tozar Elif, Elif diye…” Ayşe çok alıngan, Leyla anlatamayacağım kadar kırgın… Ne yaptın sen Karacaoğlan? Nuray’dan hiç bahsetmiyorsun. Nazlı bile dememişsin. Aklında çok isim tutmalısın!

“Yaş otuz beş yolun yarısı eder” demeyip elli deseydi ne değişirdi sanki, Cahit Sıtkı Tarancı kırk beşindeydi bu dünyadan göçtüğünde. Yolun yarısı artı bir onluk. İlham babası Dante ise otuz yedisinde. Yolun yarısı artı iki teklik. Değiştirecek bir adım atmalısın…

40. yüzyıl, gökyüzü kılıç dolu bir han. Daha var buna 1900 yıl. Hangi kaplumbağanın ömrü yeter? Yanan yürek uyku kadar ısrarcı, bir yol bul; kırk yedi şahin gördüm rüyamda, gökyüzünü sarmışlardı. Yanımda kim vardı? Onunla izledik süzülüşlerini… Elli birinci provası yapılmış bir ezgi. Uygun bir ezgi olmalı gayri.

Tüm filmlerimi hesapladım, elli dört falan. Çoğunu röntgenci Ayten çekmişti, ona da söylemiştim. “Öyle mi?” demişti. Bundan sonrasını kim çeker? Hangi isim yüreğimin nöbetini devralır, bilemem. Yüreğine uygun adım atmalısın…

Yoksa ölüm,

Allah’ın emri,

Durduramazsın…

 

6 yorum

  1. Elbette ölüm Allah’ın emri, eninde sonunda varacağımız yol orası. Yüreğe uygun adım atmak için ise önce ritmi öğrenmeli, sen neresindesin bu nağmelerin iyi bellemeli ! Yürek de hatalar yapar ama doğru ritmi illaki öğretir sana.

    Bu arada yine görsele takıldım ve müziğe, yine harika ;)

    Emeğinize sağlık .

    0
  2. Başı ve sonu olan hayatımızı anlamlı kılmanın gerekliliğini şiirsel dille çok güzel anlatmışsınız Ziya Bey. Kısa ve öz olması bence daha vurucu olmuş.

    Düşüncenize katılıyorum. Şu dünyadan göçerken ” var oldum ” diyebilmenin hazzını yaşayabilmek için küçücük de olsa bir iz bırakabilmeli insan. Hoşgörü, sevgi ve anlayışla yüreklerde kalamadıktan sonra nefes almışsın ne fayda?

    Mürekkebiniz hiç kurumasın…

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>