Ana Sayfa / Edebiyat / Anı / AĞAÇLARIN GÖZYAŞLARI
Agaclarin-Gozyaslari

AĞAÇLARIN GÖZYAŞLARI

İlkokula giderken kitap ve defterlerimi (defterlerim dememeliyim aslında bir çizgili bir de kareli defterim olurdu) gazete kağıdı ile kapladığım çocukluk yıllarım geldi aklıma. Kaplık sorununu gazete kağıdıyla çözmüştüm de, neyle yapıştıracaktım?  İşte burada devreye girmişti yeni keşfim. Benim için oyun alanı olan kiraz bahçemizdeki ağaçların gövdelerinde dış kısmı kurumuş, içi yapışkan, kehribar sarılığında bir şeyler vardı. Ben onlara ağaçların gözyaşları derdim. İşte o “gözyaşlarını” toplayıp eve getirmiş ve babaannemin kıymetli kalaylı tencerelerinden bir tanesini gizlice yürütüp, içine biraz su katıp kaynatmıştım. Sonrada bir şurup şişesine doldurmuştum. Tabi babaannem tenceresinin halini görünce yediğim bir ton dayaktan sonra, suya düştü “Uhu” fabrikası hayallerim. Seri üretime geçip şişelere etiket yapıştırmak kalmıştı sadece.

Yokluğu yoksulluk ile karıştırmamak gerekir… Yokluk iyidir, üretmeye yöneltir bizleri. Hayal gücümüzü kullanmamızı sağlar.

Yokluk, çaresizliğe kapılmamış insanları yeni keşifler yapmaya iter. Kendimden biliyorum. Yokluk o kadar çok işlemiş ki hiçbir bolluk teselli edemez olmuş ruhumu. Benim yokluğum; daha iyisinin var olduğunu bilmemekten ya da gereksizliğini düşünen büyüklerimin engellerinden ibaretti.

İleride sizlere neler ürettiğimi, neler keşfettiğimi anlatırım fırsat buldukça. Hatta 1985 yılında TÜBİTAK Proje yarışmasına “Sıcaklığın Uzaktan Algılanması” adlı projemle katılıp, dereceye girerek kazandığım yüklü miktardaki para ödülünü, yaşım tutmadığı için alamayıp, banka görevlilerine küfrederek kaçışımı ve yakalanıp, banka müdiresinin ağlamamı teselli ederek paramı verdiğini ve nasıl harcadığımı bile anlatırım belki.

Tüm bunlar bir yana, peki ya siz, hiç kendi “r-uhu” nuzu ürettiniz mi?

1 yorum

  1. En büyük çarelere çaresizlikte üretilirmiş. Belki de insanın çaresiz kalması üretmesi için bir vesiledir… Ruh nasıl üretilir bilmiyorum ama, ruhun tatmin edilmesi için onu manevi anlamda doyurmak gerektiğini düşünürüm Çünkü manevi anlamda aç kalan ruh hastalığın pençesindedir. Günümüzde yaşanılan pek çok olumsuzluğun temelinde sevgisizlik yatmaktadır.
    Emeğinize sağlık. Her birimizin geçmişinde sizin anılarınıza benzer türden rastlamak mümkün. Zira bizler şimdi ki nesil kadar şanslı değildik.

    Kaleminiz daim olsun.
    Saygılar.

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>