Ana Sayfa / Edebiyat / AŞK YASAKLANMIŞ !
Aşk Yasaklanmış

AŞK YASAKLANMIŞ !

Aşk yasakmış artık… Sevdalı  yazılar yazılmayacakmış! Birkaç yasak tutuşturdular elime ve üstü kalsın deyip gittiler. Kavruldu ellerim, yasakları tutamadım! Savruldular dört bir yana, sevdalı sözcüklerin üzerlerini çizdiler. Öyle kalın ki  attıkları çizikler, ağırlığından nefes alamıyor cümlelerim, suni teneffüs zamanları da yok artık, durdu duracak kelimelerimin kalbi … Kaçıyorum hala, hadi son bir çaba, son bir nefes daha… Kaçıyorum, yaklaştılar, geliyorlar…

Geldiler, harflerimi prangaladılar, tutsak ettiler yalnız kalabalığa! “Yapmayın” dedim, isyan ettim, “artık esirimiz” dediler, kalp gözümle dolu heybemi da alıp gittiler.

Oysa ki ne çok sessizliğim vardı, ulaştırmam gereken yollar öksüz kaldı şimdi. Hapsoldular düşünceler ülkesine; çıkış yasakmış, izin yokmuş. Arada bir uğruyorum yanlarına, ağlıyorlar. Yağmur olup yağamıyoruz, sesimiz yok ki haykıramıyoruz, prangalar çok ağır kaçamıyoruz diyorlar. Kelamın altında da üstünde de sen varsın, biz bitersek ne yaparsın?

Yazdıkça biten içindeki zehir,  ruhu ele geçirmiş ve panzehri gökkuşağının bittiği yere hapsedilmiş.

Yasakların ardı arkası kesilmiyordu, kanıyordu prangaları tutan yerleri, sevdalar ertelenmişliklerden yılmıştı. Susamışlardı yağmura… Biz sustukça onlar çoğaldılar ve devam ettiler kalemi, kelamı kırmaya;

Meydanlarda da  yasak olmuş aşk. Eller birbirine değmeyecek, gözler sevdalı bakmayacak, şiirler okunmayacak, dudaklar yalnız kalacakmış. Yasakmış; gözün göze, sözün söze, tenin tene değmesi ve ucu yakılan mektuplar kaldırılmış tedavülden.  Düşler bile mahkummuş artık, cezası ağırmış, sorgusuz sualsiz veda zorunluluğu varmış. Vuslatlar hayra alamet değilmiş. Mutlu sonları Kaf Dağı’nın ardına sürgüne göndermişler.

Usuldan usuldan isyan başlamış, alevler yükselmiş sonra.  Harflerin başı dik, heceler sabırsız kelimelere dönüşüyor ve cümleler halinde dökülüyorlarmış parmak uçlarından. Kimseler durduramıyormış yasakların çiğnenmesini. Başa çıkamamışlar aşk ile ve kalemi vermişler tekrar aşkın ellerine. Yaz demişler dilediğince, biz senin kıymetini bilemedik affet bizi AŞK.

Aşk ya,  affetmiş, ben düşman olamam kimselere, sessizliğime dokunmayın yeter. Yine takmış pembe gözlüklerini ve yola revan olmuş, sonsuzluğu kaplamış, sevenin sevdasına,  sevilmeyenin yarasına merhem olmak adına kanatlanmış sevdalar ülkesine. O gün bugündür, kimse aşka yasak koyamamış. Lakin hırpalandığı için biraz acı, biraz hüzün ve çokça hasret katmış okun ucuna. İşte o yüzden kırık ve yanıkmış kelimelerin ucu.

Yaşa, başa, güzele, çirkine, dile, dine, ırka bakmadan fırlatmış, savurmuş oklarını …

Eğmeyin kalbinizi, biri de size yaklaşıyor, hedef sabitlenmiş, en güzel şeyler beklemediğiniz zamanda gelir ya… İşte zaman o zaman…

Aylin Zeynep Bilgin

2 yorum

  1. Yasakların olmadığı, özgür bir yaşam dileğiyle…Emeğine kalemine sağlık.

    0
  2. aşk acısı

    aşk hiç bir yerde yasaklanmamalı. Her şey özgür olmalı.

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>