Ana Sayfa / Yazarın Arşivi: Hanife Mert

Yazarın Arşivi: Hanife Mert

İlkbaharın İlk Coşkusu

Baharın İlk Coşkusu

Zorlu geçen kış köylüye illallah dedirtmişti. Artık soğuklar sona ermiş, bahar gelmişti. Güneş sıcak yüzünü yavaş yavaş gösteriyor, lakin tamamen ısıtmıyordu. Sadece havanın donduran ayazını almıştı. Doğa da, yavaş yavaş uyanmaya başlamış, kışın bembeyaz karın örttüğü akasya, ıhlamur, erik, elma ...

Devamı »

Gerçeğin Acıtan Yüzü

Gerçeğin Acıtan Yüzü

Ne zordur yalnızlık! Mezar gibi soğuk ve ürkütücü… Duvarlar üstüne üstüne gelir. Gözün çalmayan telefonda, kulağın ise kapı zilinde takılıp kalmıştır. Beynini küçük kurtçuklar gibi kemiren düşünceler, bir türlü rahat bırakmaz olur. Düşündükçe bunaltır, bunaldıkça vicdanla birleşerek  benliğini esir alır. ...

Devamı »

Bir Umut İşte!

Bir Umut İşte

Vakit öğleni geçmişti. İnsanın yüzüne vuran alev alev yakıcı güneş ışığının etkisi azalmıştı. Rüzgar yoktu. Lakin derenin kenarındaki dut ağacının yapraklarının hışırtısı, dalların arasından dalga dalga etrafa yayılan ışık huzmesi ile masmavi gökyüzü ruhu dinginleştiriyordu. Küme halinde uçan serçelerin cıvıltıları ...

Devamı »

Sorgulanmamış Gerçekler (2)

Sorgulanmamış Gerçekler

İnsan kaybetmeye görsün! Bir yerden başladı mı, arkası çorap söküğü gibi gelir. Kimi zaman hızına yetişemez olursun, ardı arkası kesilmeden devam eder. Her kayıp, insanda üzerine vurulan bir balyoz etkisi yapar. Silkinip kalkmaya çalıştıkça üzerine bir diğeri iner. Gücün kuvvetin ...

Devamı »

Sorgulanmamış Gerçekler

Sorgulanmamış Gerçekler

Elif babaannesinin, balkonun altında ahırın kapısının pervazında çakılı duran iri kalın çiviye bir ucunu, diğer ucunu da balkonun bahçeye uzanan tahta direğe bağladığı kalın sicimden yaptığı salıncakta bacaklarını kesen ipin acısına aldırmadan sallanıyordu.  Gözleri dalgın ve boş bakıyordu. Beynindeki yoğun ...

Devamı »

GURBET

Gurbet

Uzun zamandır hasret kaldığı köyüne dönmenin huzurunu,  sevincini  ve coşkusunu hissediyordu yüreğinde… Etrafını merakla izliyor, hiç bir ayrıntıyı kaçırmamaya özen gösteriyordu. Kavak ağaçlarının en yüksek tepesine doğru  baktı. Ağaçların dallarının arasından yayılan ışık hüzmesi gözünü kamaştırıyordu. Çocukken yaptığı haylazlıkları hatırlayıp ...

Devamı »

Eksik Kalan Hayatlar

Eksik Kalan Hayatlar

Vakit öğleni geçmişti. İnsanın yüzüne alev alev vuran yakıcı güneş ışığının etkisi azalmıştı. Rüzgar yoktu lakin evin yanında akan derenin başındaki iğde ağacının yapraklarının hışırtısı ve kokusu insana huzur veriyordu. Bir müddet ağacın gölgesinde oturdu. Kokuyu içine çekti. Sonra yokuş ...

Devamı »