Ana Sayfa / Genel / AZLETTİM…
azlettim

AZLETTİM…

Milyonlarca acı var içimde. Her bir acının ucuna asılı milyonlarca sızı… Kalbime aynı anda milyarlarca iğne batıyor. Kan damlıyor usul usul, her birinin asılı kaldığı yerden. Ve ilginç olan kan rahatlatıyor ruhumu yavaş yavaş. Binlerce öfke çığlık çığlığa, canhıraş haykırıyor içimde, binlerce duygu başkaldırıyor sessizce. Kanatıyor benliğimi ve rahatlatıyor sıcaklığıyla. Ilık ılık akıyor yaralarıma doğru. Can mı veriyor yoksa can mı alıyor bu delilik?

Sonsuz uzaklıkta bir boşluğa asılı kalıyor ruhum ve her bir yıldızdan af diliyor çığlık çığlığa. Yıldızlar bir görünüp bir kayboluyor ve ruhumla kırmızıya boyanıyor onlar da…

Bu farklı bir ben, farklı bir benlik! Hiç maskem olmadığını düşünürdüm hayata dair ama varmış, fark ediyorum. Farkında olmadan defalarca giyindiğim acılarımı, sızılarımı dış dünyaya gizleyen  maskelere sahipmişim bilinçsiz. İçim kanarken, içim haykırırken ve dilim lal kalırken anladım. İçim öfkeliyken gülümsemek zorunda kaldığımda, içim suskunken konuşmak zorunda olduğumda, içim içimi yerken rahatmış gibi davrandığımı bugün anladım. Gecenin gelmesini istemediğimi ancak ne olursa olsun onlarla yüz yüze gelmek ve  tartışmak zorunda kaldığımı odamda bir başımayken anladım. Pimi çekilmiş bir bombaya benzer kızgınlığımı sebepsiz yere gülerken, sebepsiz yere ağlarken, sebepsiz yere sebepler ararken anladım.

Bu farklı bir ben, anlamlar giydirmeye çalıştığım ama anlayamadığım. Hani gardırobunu altüst edersin ya, birini giyer birini çıkarırsın ve bir bakarsın giyinmediğin ya da beğenmediğin ne çok “sen” varmış meğer. Ne çok “sen” giyinmişsin, başkaları üzülmesin diye uğraşırken, ne çok “sen” eskitmişsin. Hep başkalaşmışsın meğerse. Ben ise farklı bir “sen” giyinmişim benliğime. Anladım ki ben şekillendirmişim SEN’i yüreğimde. Affedersin…

Milyonlarca soru işaretine sahiptim ama artık azlettim sorularımı, soru işaretlerimi, boş bakışları… Ruhumu kanatırken varsayımlar, içimi acıtırken belirsiz hayatlar, beni acıtırken gelecek cevaplar… Azlettim hepsini. Sizin olsun, hiç birini istemiyorum artık.

Farklı bir benlik var bu gece bende. Duygusuz, ifadesiz, sessiz, öfkesiz, yaşsız, kimsesiz ve varsayımlarsız… Atomun iyonlarına bölündüğü gibiyim. Acım derin derin, ince ince saplanırken ruhuma, uyuşmuş yüreğim, hissetmiyorum.Yok oluşumun içinde anlıyorum ki hiçbir farkın yokmuş, sen de HERKESLEŞENLERDENMİŞSİN…

8 yorum

  1. Ben’in, sen o biz siz onlar zamirleri tarafından içsel, zihinsel, fiziksel kuşatılmışlığının farkındalığını yaşamak sancılarını çok derinden hissetmek büyük değişimin habercisidir. Gardrop örneğiyle yerli yerine oturan anlatım aslında ben’i azletmiştir. Ben artık eski ben değildir.Değişim gerçekleşmiştir.Ya sizin ulaştığınız sonuç gibi duygusuz,anlamsız,boş ve herkesleştiren.Ya da duygulu,anlamlı,dolu ve herkesleştirmeyen.*Bendeki aşk olmasa sende ki güzellik kaç para eder*(Aşık Veysel) bireyselleşmenin ayırımı ve farkındalığı sözkonusudur.
    Emeğine sağlık, güzel bir yazı

    0
  2. Öz analiz. Biraz karamsar, fanzin tadında… Güzeldi, kutlarım…

    0
  3. “içim suskunken konuşmak zorunda olmak” bu cümlede durup soluk alma ihtiyacı hissettim. Ruhunuza sağlık..

    0
  4. Kanamaya, acıya, öfkeye, isyan-ı süküta ne varsa azmettirici, bunların hepsinin azledilmesiyle başlamış çığ.
    Ve ne kadar SEN, HERKESLEŞEN varsa altında kalmış bu çığın.
    Aldığı kadar canla, size olan can borcunu ödesin bu çığ.
    Tek kanayan kalem mürekkebi olsun.

    0
  5. Evet o çığ hepsini içine aldı ve büyüdükçe büyüdü. Azledildiler, yokluğa karıştılar…

    Teşekkür ederim İstisna, Sevgiyle, kelamla, kalemle …

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>