Ana Sayfa / Edebiyat / Bavulları Hep Toplu Durmalı İnsanın

Bavulları Hep Toplu Durmalı İnsanın

“Bavulları hep toplu durmalı insanın” diyor Can Dündar.

Bu akılları eskiden Tarık Tarcan filmlerinde İstanbul’a yerleşmiş varoş kadınlarına; “Ezdirmeyin kendinizi, bohçanız hazır olsun. Bir gün olur, bir Tarık Tarcan gelir sizi kurtarır bu patriarkalist erkek despotizminden” mesajı verirlerdi Yeşilçam vasıtasıyla. Mahalledeki ve akraba arasındaki kötü erkekler, kadıncağıza fena arzular beslerler, biz seyircileri de içimizi bir tamam boşaltana kadar küfür etmeye tahrik ederlerdi. En galiz küfürleri sıralardık tabii cümle coşkun türevi karakter oyuncularına. Sonra ne olurdu? Mahalledeki kedilerin kötü bakışlarından, varoş güzeli ciğeri, Tarık Tarcan gelir kurtarırdı. Biz de “Helal olsun adama” derdik. Sonra Tarık Tarcan bir kenarda ciğeri afiyetle yer, bize de yan tarafımızdakilere fark ettirmeden pantolonumuzun fermuar kısmındaki ani gerginliğin verdiği derin elemleri gidermek için don düzeltmek kalırdı. Bir de karakter oyuncularına küfür ederken kuruyan ağzımıza Tarık Tarcan’ın bahsettiği nisan bereketini dışarıya taşırmama/zayi etmeme mücadelesi! Ne günlerdi ama!

İşte bu bavulu hazır etme meselesini Can Dündar cümlemize tavsiye ediyor. O, Tarık Tarcan gelir de bohçanıza yardım eder düsturu ile bunu tavsiye etmiyor. E tabii her devrin trendi başka. Aşkta her şeye ve her türlü şeye hazırlıklı olun, her an terk edilmeye hazır olun, hazır olun da terk edilince, salya sümük zırıl zırıl ağlamayın.

Adam gibi, “Ne yapalım terk ettinse yani, zaten bekliyordum, onun için dün akşam en yakın arkadaşınla birlikteydim” gibi laflar. “Yıllarca sürecek beraberlikler yok artık, herkes altı aylık ilk toz pembe hayaller devri bittikten sonra yeni pembe tozlar çıkartacak süpürülmeyi bekleyen bir başka aşk halısı arıyor. Bırakmalar rutinleşti, alıştırın kendinizi”. Buna demeye getiriyor, Can Dündar. Yani, restorandasınız, kulağınızda hayatınızın en güzel tınısı, “Yazılar bitince denizi seyret biraz, sözler bitince anlatamadıklarına üzülme yorgunsan konuşma istersen saat kaç olursa olsun, ben gözlerini dinliyor olacağım” şiirini okudunuz, karşınızdakinin gözlerinin içine baygın baygın bakarak, arada bir “Bu kadar romantizm, Türk filminde miyiz kardeşim?” deyip hafif bir cool hava yaratarak yarım dudak muzip gülüş triplerine girdiniz, sonradan, Nahit Ulvi Akgün’den; “Bir şey var aramızda senin bakışından belli benim yanan yüzümden dalıveriyoruz arada bir ikimiz de doğru şeyi düşünüyoruz belki gülüşerek başlıyoruz söze bir şey var aramızda onu buldukça kaybediyoruz isteyerek fakat ne kadar saklasak nafile bir şey var aramızda senin gözlerinde ışıldıyor benim dilimin ucunda” şiirini okuyorsunuz. İkiniz de tam “Alemin gelmiş geçmiş en mutlu çifti biz olmalıyız” havalarına girmişsiniz ama tam o anda, içinizden bir ses: “Ulan bu beni en fazla altı ay sonra bırakır ya da ben bundan bıkarım” diyecek.

Can Dündar da zaten bavulun elinde olsun her daim demiyor mu? “Evet…  e ne diye ben kendi kendimi sıkıyorum. Akıbeti ayrılık olan, satmak, unutmak, dert etmek, nefret etmek olan bir aşka/duyguya/hatuna neden bağlanıyorum?” Bunları düşünüp gevşemiş yanlarınız yeniden derlenip toparlanacak, içinizdeki duygu hareketlenmesini karşınızdakine sezdirmiş olacaksınız. Sonra… sonra da diyeceksiniz ki, “Ulan bu aşk / meşk / sevda yalan. Bir tek gerçek var: o da yaşasın girintili ve çıkıntılı bölgelerin dayanışması”. “Hadi bakalım dayanıştırmaya, hayatın anlamı aha bu” deyip bir kenarda gecenin finalini yaşayacaksın. Onu da becerebilirsen. Yani yaşanacak aşklardan, mutluluklardan bunu mu anlıyoruz?

Başlarken bile daha bitişi düşünerek, neyin tadını çıkartacağız? En saf, en temiz duygularda dahi bu kadar çeteleperver bir ahval içine girmek ne fayda sağlar?

Hamiş: Evinizde, ofisinizde, iş yerinizde Can Dündar’a ait bir şiir/yazı falan varsa, ilk fırsatta yakın. İkame olarak adaşı Can Yücel’in “Her şey sende gizli” şiirini asmanızı salık veririm.

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>