Ana Sayfa / Felsefe / Bir Umut İşte!
Bir Umut İşte

Bir Umut İşte!

Vakit öğleni geçmişti. İnsanın yüzüne vuran alev alev yakıcı güneş ışığının etkisi azalmıştı. Rüzgar yoktu. Lakin derenin kenarındaki dut ağacının yapraklarının hışırtısı, dalların arasından dalga dalga etrafa yayılan ışık huzmesi ile masmavi gökyüzü ruhu dinginleştiriyordu. Küme halinde uçan serçelerin cıvıltıları ve çekirge sesi insana yaşama sevinci aşılıyordu.

Her zamanki gibi, bebeğini kucağına alıp derenin kıyısına, dut ağacının dibine oturdu. İnsana huzur veren güzelliklerin farkında bile değildi. Zira aklı kocasında idi… Derenin kıyısında bir müddet oturdu. Başını önüne eğdi. Gürül gürül akan suya bakıyordu. Sanki suyun binlerce metre derinindeki bir noktayı görüyordu. Başını kaldırdı, önce yavrusunun gözlerinin ta içine, sonrada ufka baktı:

-Sanırım bugün de gelmeyecek!  Baban dedi sanırım artık gelmez… Bakışlarını akan suya sabitledi. Uzaktan gelen minibüsün korna sesi ile irkildi. Bebeğini kucakladığı gibi koşarak yola çıktı. Minibüs tam da önünde durdu. İnenlere baktı soran gözlerle… Artık son kişi de inmişti. Kimse kalmamıştı. Kapının yanına geldi. Şoföre baktı umutla…

-Yok bacım, kocan yok, dedi.

Hikayede eşini İstanbul’a çalışmaya gönderen ve kendisinden bir daha haber alamayan bir kadının umudunu yitirmeden sabırla çaresiz bekleyişini okuduk. Onu gelmeyeceğini bile bile çaresizlik içinde, her gün yavrusu ile birlikte dere kenarına getiren içinde kaybetmediği umuttu.

Neydi umut dediğimiz şey? Çıkmayan candan vazgeçilmeyen inanç mı? Ya da aza kanaat eden fakirin sofrasındaki katık mı?

Umut sabırdır, mücadeledir, heyecandır, hüzündür, inanmaktır, hayal etmektir kısaca insanı hayata bağlayan ölüm ile hayat arasındaki köprüdür…

Eğer nefes alabiliyorsanız, içinizde umut ışığı hep yanacaktır, yanmalı da… İnsanın içinde yanan o ışık hayal gücü ile sabırla desteklenerek hayat bulur. Kimi zaman bir fakirin sofrasındaki çorbada, kimi zaman zenginin bankadaki hesabında, bir hastanın ilacındaki şifada, bir öğrencinin notunda, bir gencin geleceğinde, bir aşığın vuslatında, bir memurun emeklisinde, bir kuşun kanadında, bir toplumun savaşsız, barış, kardeşlik sevgi duyguları ile bezenmiş çağdaş uygarlığı yakalamasında, soğukta titreyen evsiz bir yetimin sıcacık huzurlu bir evinde, huzuru tüketmiş bir ailenin saadetinde gizli…

İnsan umuda en fazla çaresizliğin pençesinde çabalarken ihtiyaç duyar. Çünkü umut çaresizliğin girdabında çabalarken anlamlıdır. Umut öyle bir şey ki, çaresiz kaldığın en zor anlarda görülen küçük bir ışığa, tıpkı pervanenin ateşe koştuğu gibi koşmaktır.

Yapmak istediklerinizin peşine düşmek! Bu uğurda zorluklar, engeller, önünüze çıkan her ne varsa umutla, sabırla, kararlılıkla, azimle ve inançla mücadele etmek…

Bu çok kolay değil elbet… Hatta hiç kolay değil! Zaten önemli olan zoru başarmak değil mi? Zoru başararak istenilen hedefe ulaşıldığında duyulan mutluluğu tarif edebilmek mümkün mü? Düşünsenize her şey kolay olsaydı, o istediğiniz şeye ulaşmanın kıymetini anlayabilir miydiniz? Her karşılaşılan engelde, zorlukta vazgeçmek yerine umudunu güçlendirerek “olay daha bitmedi” diyerek mücadeleye ve yola yeniden devam etmek. Yılmadan, yorulmadan…

Kimi zaman da umut eder, hayal eder, sabreder, mücadele eder ama istediğimize ulaşamayabiliriz. Karamsarlığa kapılıp umuttan, hayalden vaz geçmek yaşamaktan vaz geçmek demek değil midir? Çünkü insan umut ettiği ölçüde yaşar. Aydınlık karanlığın bittiği yerde başlar.

Yaşamınızda umut ışığınız hiç sönmesin…!

Muhabbetle,

Hanife MERT

8 yorum

  1. Umut kuşun kanadında, umut kelebeğin verdiği sevinçte,umut kapının arkasında ve sabırda gizli belki de…Her neredeyse, her neye bağlıysa, kim nereye sakladıysa güzel şey umut etmek…

    Umudumuzu yitirmememiz dileğiyle, yüreğinize sağlık Yaren …

    0
    • Aynen öyle sevgili Ay Işığı… Umudun bittiği yerde başlar ölüm. (Umutla ilgili diğer bir yazım geldi aklıma;” Umudun bittiği yerdedir ölüm”) Bir insan nefes alabiliyorsa umut mutlaka vardır. Atalarımız ne güzel söylemiş “çıkmadık candan umut kesilmez” demiş. Değerli yorum ve katkınız için teşekkür ediyorum.
      Sevgiyle, mutlu kalın.

      0
  2. Umut, hüznün göz yaşı ile başlar, sevincin göz yaşı ile biter.
    Belki iki saat arası, belki ‘bir ihtimal’ kumbarası.
    Belki de, garibin ölümüne kadar kumanyasıdır umut.
    İnşallah ‘o bir gün’ açtığımız umut mendiline bir gün düşer.

    0
  3. Umuda yelken açtıran bir yazı Yaren…

    Belki Ay Işığı’nın dediği gibi kuşun kanadında, belki de Kaide’nin dediği gibi “Belki iki saat arası, belki ‘bir ihtimal’ kumbarası.”

    Bir kere düştü mü yüreğe, gerisi kolay.. Aşılır her engel, her zorluk… Yorulunur mu? Elbet zaman zaman ama umut varsa, inanç varsa devam edilir gene yola. Yeter ki umut yitmesin… Yiterse fena, tekrar umut mumunu yakmak için inanç kibritini ara ki bulasın.

    Umudun ışığında aydınlık yollarda yürüyelim hep birlikte…

    Mürekkebiniz hiç tükenmesin sevgili Yaren..

    0
    • Umutla ilgili güzel düşüncenize dileğinize yürekten katılıyor, yüreklerde ki umut ışığı sönmesin. Ancak ölüm bitirir umudu… Sevgili Yasemin Hanım değerli yorum ve katkınıza teşekkür ediyorum.
      Sevgiyle, mutlu kalın.

      0
  4. Mükemmel bir yazı. Umut kavramının ete kemiğe bürünmüş hali… Çok ama çok teşekkürler bu güzel duyguları dile getirdiğiniz ve yol gösterdiğiniz için. Saygılar selamlar.

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>