Ana Sayfa / Yorum / Casa Battló

Casa Battló

Casa-Batllo-EskiYerel ismiyle Casa Dels Ossos “House of Bones – Kemikler Evi”, takma adı ile “House of Yawns – Genişleyen, Esneyen Ev” olarak bilinen Casa Batlló; 1885-1887 arasında Gaudi’nin öğretmenlerinden biri olan Emilio Salas Cortés tarafından inşa edildi.

Dönemin önemli tekstil iş adamlarından Josep Batlló ve eşi tarafından 1900 yılında satın alındı. Şehrin en merkezi ve gözde bölgesinde bulunması evi değerli ve arzu edilen bir konut yapıyordu. Joseph Batlló evinin, daha önce Batlló sülalesi tarafından yaptırılan hiçbir eve benzemesini istemiyordu (Bir katında kendi oturacak diğer katları kiraya verecekti).

Bu yüzden; Park Güell’ i tasarlayan yenilikçi ve farklı mimar Gaudi’yi kiraladılar. Aslında evin tekrar yıkılıp inşa edilmesini istemişlerdi fakat Gaudi buna gerek olmadığını ve sadece yenilenmesinin yeterli olacağı konusunda ikna etti. Joseph Batlló ve eşi yeniliklere açıktı ve hiçbir şekilde bu süreçte Gaudi’yi kısıtlamadılar. Bu sayede biz de Gaudi’nin o muhteşem esin kaynağı olan doğayı yaratıcılığıyla birleştirdiği ve fantezisinin doruklarına çıktığı ve belki de gerçek anlamıyla tek bitirdiği eseriyle tanışmış olduk.

Casa Battló’yu benim için çok özel ve büyülü kılan şeylerin başında kusursuz esin kaynağı olan doğa (ki birçok eserinde kullanmış). Alice Harikalar Diyarındayım  dedirten organik canlı renk uyumu ve her baktığınız yerde bulabileceğiniz en ince detayların düşünülüp tasarlandığı fantastik mimarisi, süslemeleri ve gün ışığıyla oyun oynadığı aydınlatması.

İlave olarak fazladan sempatimi arttıran kısmı ise öğretmeninin inşa ettiği binayı yıkmayıp, üzerinden değişiklik yaparak binayı bambaşka bir boyuta taşıması. Hem öğretmenine saygısından, hem de gereksizliğinden…Binanın yeni yüzüyle tanışması da yeni yaşanmışlıklara açılan bir kapıdır.

Binanın dış duvarları, girintili çıkıntı görüntü verebilmek için yeniden tasarlanıp, alçıyla sıvanarak, renkli cam diskler, seramiklerden oluşan mozaik işlemelerle döşenen rengarenk bir atmosferdir. İşlenmiş demir kalıplarla tek parça olarak yapılan balkon korkulukları maske şeklindedir. Her bir apartman dairesi, Gaudi tarafından Casa Battló için özel tasarlanan varak harf tasarımlarıyla belirtilir.

Zemin kattaki giriş holü, Batlló ailesinin özel girişi için dayanıklı demir korkuluklarla ayrılır. Büyük bir hayvanın omurgasını andıran devasa tahta merdivenleri, kemerli tavanlarıyla ve kaplumbağa kabuklarını andıran aydınlatmasıyla sanki deniz içinden yukarıya doğru yüzüyormuşsunuz hissine kapılırsınız. Asil Daire’nin (Battlo Ailesi’nin oturduğu daire) Passeig de Gràcia’ya bakan odasının pencereleri kaldırıp – indirilerek açılabilir şekilde ağaç çerçevelerden yapılmıştır. Pencere tirizi veya pervazı kullanılmamıştır böylece bütün camları açtığınızda sanki sizde bu panoramik görüntüye dahil olursunuz maksimum bağlantıyla…

Pencerelerin dışı ince Montjuic kum taşından yapılmış kemiği andıran zarif sütunlarla ve çeşitli modern çiçek desenleriyle süslenmiştir. Mantar şeklindeki şömine dekorasyonu da güzel ayrıntısıdır.

Işığı genişletmek için yukarıda koyu aşağıda açık mavi tonlarında cilalı çinilerle döşediği duvarlar, ışığın düzenli dağılımını sağlar. Aşağılara indiğinizde genişleyen Pencereler doğal ışığın girmesi için hafif yukarı doğru bakar. Işığın ortasına kurduğu ağaçtan asansör hala çalışır durumdadır. Demirle birleşen tepedeki geniş pencere camlarından ışık bir şelaleden dökülürcesine tüm binayla buluşur.

Çatı katının ana odasında Gaudi’nin organik dünyasıyla buluşursunuz, kaburga kemiği yapısıyla sanki nefes alan bir hayvanın içindeymişsiniz gibidir. Çarpıcı tasarımıyla spiral merdivenler sizi adeta çatıya uçurur.

Binanın çatısı bir ejderhanın arka görüntüsü şeklindedir, farklı renklerde kiremitler kullanılarak hayvanın omurgası canlandırılmıştır. Kiremitlere verilen metalik görüntülü renk geçişi adeta canavarın yaşayan formuna benzetmek içindir. Yeşilden – koyu mavi – mor – kırmızı- pembeye geçişleriyle… Sağa doğru küçük üçgen pencere hayvanın gözünü simgeliyor ve eskiden bu üçgenin içinden La Sagrada Familia”nın görüldüğü söylenir….

Bu muhteşem eser karşısında son olarak size de yerel bir zambak türünden tasarlanan balkondan: WOOOooooooooOOOOOOOOOOOwwwwWWWWWWWWwwww demek düşer .:)

LOVE Casa Battló & Gaudi

Wind_Weaver

11 yorum

  1. wooooooooowwwwwwwwwwww dedim :)

    0
  2. Sanat aşkını yüreğinde harmanlayıp yazında hissettirdiğin ve bizlere eseri tanıttığın için çok teşekkür ederim.

    Mutlaka gezilip görülmeli. Umarım görme şansını yakalarım…

    0
  3. Asıl ben teşekkür ederim bize bu paylaşma platformunu sağladığın için.benim şahsen birdaha göresim var:) ayrıca bu yazı genel hatlarıyla Casa Batllo orjinal sitesinden çevrilmiştir …Çünkü bukadar önemli bir kişinin eserine yorum katamazdım. İçine sadece hissettiğim Aşkı kattım hepsi bu…

    0
  4. Gerçekten çok değişik bir ev. Siz de bu muhteşem evi çok güzel anlatmışsınız. Gezip görmüş gibi oldum.

    0
  5. tşk ederim Bilgeciğim, İçinde sanat aşkı olan senin gibi tatlı bir kız umarım daha birçok dahinin eserleriyle yakından tanışır. Biz de senin yazılarınla : )

    0
  6. Gaudi (mimari eserleri ) ile bir seyahatim sırasında tanışma fırsatım olmuştu…Dilimden geldiğince bir kaç ekleme yapmak istedim.İspanya’da Katalonya Barselona başkenti olmak üzre özerk bir bölgedir.Dilleri katalancadır.Madrid ile Barcelona birbirinden çok farklı iki şehir ki ikisini de görme şansım oldu.Barcelona’ya iki kez gitmemin nedeni ise Gaudi’nin eserlerine olan beğenimin doymamış olmasından kaynaklıdır.
    El Guell park olarak bilinen yer dünyanın ilk modern sitesidir.EL Guell Katalonya böllgesinin en zengin ailesidir ve O zaman mimar Gaudi’ye kendilerine bu güne dek görülmemiş bir yaşam alanı yapmasını isterler.Bugün gezdiğimiz El Guell park aslında Guell ailesi için yapılmış bir yaşam alanıdır.Burayı gördüğümde mozaik işçiliği ve müştemilatı olarak gördüğümüz o harika binaları gördüğümde hayranlığım karşısında tur otobüsünü kaçırmıştım…Kİ henüz Sagrada Familia ‘yı görmemiştim.Sagrada Familia’yı gördükten sonra 5 günlük seyahatim boyunca Picasso müzesi dışındaki tüm vaktimi Gaudi^nin şehirdeki tüm eserlerini görmeye adamıştım.Ne yazsam o ince işçiliği o muhteşem sanat harikası binaları ki bina derken bile hicap duyuyorum anlatmaya kelimelerim yetmez.Görmek gerek..Sagrada Familia ‘nın içine girebilmek için yaz sıcağında 3 saate yakın kuyrukta beklemiştim.
    Cassa Battlo ‘yu gördüğümde Gudi’nin eseri olduğunu anlamam an meselesi olmuştu ki….Şunu söylemeden edemeyeceğim.Ell Guell parkın içindeki 2 adet müştemilat binası ile büyük benzerlik gösteriyor.Yani Sagrada Familia Anton Gaudi’nin hem bitmeyen(erken yaşta yaşamını yitirdiğinden ) hem de en büyük ve en güzel eseridir.Bir kez daha gitmek isterim…Şehrin dokusunu güzelleştiren bu muhteşem eserler şehre olan aşkımı depreştirdi yine..
    Ellerinize sağlık.

    0
  7. Tşk. ederim Destan, güzel katkılarınız için ayrıca tşkller. Benim aslında Barcaya gitme sebebim Dali ve Picasso müzeleriydi… Ama Gaudinin eserlerini gördüğüm zaman sanki biraz daha farklı etkilendim… Onda farklı olan şey hem tasarımcı, hem mimar, hem ressam kimliğini kullanarak iç dünyasını eserlerine yansıtması…Ayrıca cinsel tercih açısından gün yüzüne çıkmamış bir farklılığı var:) Bastırılmışlığın belki de dışa vurumu diyebiliriz… Bir de La pedrera var orayı da gezmişsindir, Barca zaten başlı başına muhteşem ve rahat yaşanacak sıcak bir şehir. İkinci kez ben de gidebilirim:)
    Ayrıca tavsiye, bu tür yerllere turla gitmeyin ben tek gittim çok rahat oluyor, en azından doya doya görüyorsunuz… Yarım saat mola sorunları olmuyor…

    0
    • İlk gün tur klasiktir bilirsiniz. Sonrasında tam da dediğiniz gibi yaptım. Dali dediniz de… Bunu da anlatmadan geçemeyeceğim. Picasso müzesine giderken bindiğim taksinin şoförü ile sohbet ederken Picasso’yu, Katalan değil İspanyol olduğundan kendilerinden görmediklerini söylemişti. “Buraya Picasso için gelmeniz üzücü” dahi demişti. Ve Dali müzesine gidersem beni ücretsiz götüreceğini eklemişti. Dali müzesine bu ayrımcı yaklaşımın dışsal faydası olarak ücretsiz gitmiştim. Bizim müzelerimizde rahat rahat fotoğraf çekilirken orada buna izin vermemişlerdi… Keşke çekebilseydik de burada da paylaşabilseydik bu fotoğrafları. “Sanata aşığım” demeniz sebebiyle yazılarınızdan hep sanat kokusu bekleyeceğiz. Bilmem ne kadar iyi ettiniz artık. Bu sorumluluğu dayadık gitti size.:)

      0
  8. Taksi şoförünün kartını alsaydınız keşke:) İki buçuk saat trenle gittim Dali’ye. Ve artık fotoğraf rahat rahat çekebiliyorsunuz… 3. kez gidebilirsiniz:) Okey mesaj alınmıştır…

    0
  9. Harika bir paylaşım, emeğinize sağlık : )

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>