Ana Sayfa / Bakış Açısı / GECE’LİK
Gecelik

GECE’LİK

Geleceğini biliyordum, gir içeri hadi, kapıyı da kapat...

Aslında az sonra burada yaşanacak olanları ikimiz de biliyoruz değil mi?

Üstünü değiştir, rahat bir şey giymelisin ki ikide bir:

“Kahretsin bacaklarıma dolandı, omuzu kastı, acıttı, sıyrıldı” diye söylenip durma. Zaten her gece seninle savaşmaktan canım çıkıyor. Beni hırpaladığının farkında bile değilsin.

Işığı kapat, uzan, yaslan bana; başlasın savaş. Aylardır aynı savaşı sürdürmekten yoruldum artık biliyor musunSaçlarını toplama boşuna, az sonra batıyor diye çıkarıp atacaksın tokayı. Hadi bekliyorum kucakla beni.

Önce sağa dönüp sağ kolunu dolayacaksın bana, vantilatörü açacaksın ki yüzüne üflesin ince ince; terleyince rahatsız oluyorsun. Bir süre sonra omuzum acıdı deyip sola dönüp sol kolunla saracaksın. Hoşuna gitmeyecek biliyorum. Hani beni suçlayıp buraya getirdiğin diğerleri var ya; onlardan birini kucaklayacaksın iki kolunla, ötekini bacaklarının arasına alacaksın, yine olmayacak.

Sırtını döneceksin bana, ötekini iyice yerleştireceksin bacaklarının arasına, sıkıştıracaksın iyice. İçinden bildiğin şarkıları söylemeye başlayacaksın, bir gülümseme gelecek yüzüne. Hah hadi gayret oluyor, hadi çok güzel…

İşte nihayet geliyor dediğim anda,‘öfff’ diyerek yine döneceksin, bacaklarının arasındakini itip yere yuvarlayacaksın.

Bir o yana bir bu yana gidip geleceksin. Ama sorunlusun sen, yine başaramayacaksın.Bu kez üstündekini çıkarıp atacaksın ‘çok sıcak’ diyerek. Çıplak tenine esen vantilatörün rüzgarı hoşuna gidecek,ona sırtını döneceksin. Bu kez de rüzgarda sırtını gıdıklayan saçlarına takılacak kafan, onları benim üstümde toplayıp tenine değmelerini önlemeye çalışacaksın. Ama teller üçer beşer kurtulup yine sırtını gıdıklayacak.

Sağa dönüp yine beni kucaklayacaksın iki kolunla,başını sımsıkı bastırıp gözlerini de yumacaksın, güzel anılar getireceksin aklına, eski /yeni; hoş şeyleri anımsayacaksın, yarını planyacaksın. Yapılacak işler, gidilip gelinecek yerlere dair. Olmadı mı?

Peki o zaman hadi koyunları sayalım;

bir, iki…


iki yüz bir, iki yüz iki…

Çitten atlayan koyunlar bile seni sinirlendirebiliyor.İşe yaramayacağını biliyordun zaten, ama denedin…

Ne yapsak bilmem ki?

Haydi bir sigara yak. Karanlıkta parlayan kedinin gözleri gibi sigaranın ateşi. Açık pencereden dışarı üfle dumanını lütfen, üstüme sinen kokuyu sevmiyorum.

Dışarıdan gelen sesleri dinleyeceksin şimdi.Yoldan geçen arabadan geceye taşan bir avaz avaz bir arabesk şarkı, sarhoş naraları, eğlenmekten dönen gençlerin neşeli sesleri sinirine dokunacak “saygısızlar” diyeceksin “uyuyan var mı yok mu diye düşündükleri yok”. Ama sen uyumuyorsun ki zaten. Yalnızca debeleniyorsun.

Yorgun düşeceksin bir süre sonra. Karmaşık duygular içinde. Gözlerinin önünde birşeyler belirecek, için çekilir gibi uzaklaşacaksın bu dünyadan yavaş yavaş.İşte… Evet…Az kaldı… Nihayet dalıyorsun…Görüntüler ve sesler birbir uzaklaşıyor senden uykunun yumuşacık sevecen kollarına bırakıyorsun kendini… Şimdi huzur… Haydi bırak kendini…

Ne kadar oldu? On dakika? Yirmi?

Bilmiyorsun…

Tüm bedenine yayılan kalbinin gümbürtüsüyle, boğulurcasına gelen çığlığını yutarak sıçradın yine değil mi? Yumruklarını sıkmaktan avuçlarına batan tırnakların canını acıtıyor… Sen o tırnaklarını bana batırıyorsun… Oysa bunu suçlusu ben değilim…

Yine başaramadın… Açıldı yine gecenin gözleri… Saatlerce uyumuş, dinlenmiş gibi… Kalkıp oturacaksın, diğerleriyle birlikte sırtına dayayıp bana yaslanacak ve yine bir sigara yakacaksın. Huzursuz, bezgin; geceye dikeceksin gözlerini. Evde uyuyanların düzenli nefeslerine imrenerek, dışarda gitgide azalan gecenin seslerini dinleyeceksin.

Yalnız yatıyorsun diye mi bana bunca eziyetin bir bilsem sanki rahatlayacağım. Ah be uykusuz kadın, biliyor musun? Senin yastığın olmak zor iş vesselam!

5 yorum

  1. Kafanın içinde sürekli konuşan birileri, tam tamlar çalan yerliler var değil mi ? :)) Bazen susuuuun demek geliyor insanın içinden, susun ve beni biraz olsun rahat bırakın… Düğümleri çözmeye çalışırken ,düşüyorsun sen de bir düğümün içine, hadi bakalım çözülebilirsen çözül! E hadi son bir sigara daha ve bir bakıyorsun kaç sonuncu sigara üflemişsin pencereden dışarıya… İstersin ki dumanla beraber seni uyutmayan düşüncelerde yokluğa karışsın… Sonra bitap düşer gözlerin, tamamen fizyolojiktir. Sonrası; toplarsın saçlarını, yıkarsın yüzünü , bakarsın aynaya ve dersin ki yine bilmem kaçıncı uykusuz gecenin sabahı , gülümsersin kendine usulca, merhaba… Uykunu gayet iyi almışsın gibi yüzüne yine gardırobundan çıkardığın bir gülümseme takınırsın ki kimseler anlamasın değil mi?

    Ne güzel anlatmışsınız, yüreğinize sağlık :))

    0
  2. Sevgili SGül, gene çok güzel, gene muhteşem… Fikriniz çok güzel.

    Yazınız benim de aklıma bir yazı getirdi. Fikri sizden çalmış olacağım ama :)

    Bu arada Ay Işığı senin de yorumun neredeyse bir yazı olmuş, öyle güzel bir yorum.

    Harikasınız :)

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>