Ana Sayfa / Kişisel Gelişim / HAYIR DİYEBİLMENİN HAFİFLİĞİ
Hayır Diyebilmenin Hafifiği

HAYIR DİYEBİLMENİN HAFİFLİĞİ

Hayır diyebilmek birçoğumuz için “evet” kadar kolay söyleyebildiğimiz bir kelime olmuyor çoğu zaman. Zorlanarak söylediğimiz bir kelimedir “hayır”.

Çok olumsuz anlamlar yüklemişizdir hayır sözcüğüne. Bizde uyandırdığı ilk duygu itiraz halidir öncelikle hissettiğimiz budur. İtiraz halinde olmak da, karşımızdakini kırmak, üzmek, onunla ayrışmaktır sanki. Uyumlu olmamaktır. Hatta ufaktan yargılamak, yargılanmak ve onaylanmamaktır. Böyledir zihnimizdeki algısı “hayır”ın. Bu yüzden de çok zor gelir hayır demek. Evet demek kadar kolaylıkla ağzımızdan çıkan bir kelime olmaz. İçimiz sıkışsa da, daralsa da evet demenin içimizde yarattığı ağırlığı hissetsek de hayır demekte bayağı zorlanırız.

Çocukken uslu çocuk olmanın, itirazsız olmanın, daha çok seviliyor ve kabul edilir olmamızın belirlediği sözcüktür “evet”. “Hayır” ise tepki çeken, makbul olmayan, sevgiden mahrum edilen ve karşımızdakine kaşları çattıran, kabul görmeyen bir sözcük olduğunu kaydetmiş bilinçaltı.

Bundandır hayır demenin zorluğu. Her durumda istemediğimiz bir şeyi yapmama hakkımız olduğunu bilmememiz bundandır. O da evet kadar masum oysa çünkü altını doldurmadığımız yani hiç bir anlam yüklemediğimiz haliyle, “bu bana uyar” demek yerine, “bu bana uymaz” demektir sadece. Kelimeye farkında olmadan yüklediğimiz olumsuz zihinlerle kelimenin “bana uymaz” anlamı değişmiştir.

Zihindeki anlamının bu kadar baskıcı olmasından, olumsuz zihin kalıplarının hissettireceği kabul görmeme duygusunun önüne geçmek için, bizde “hayır”larımızı öfkeyle söylüyoruz, kızgınlıkla söylüyoruz, itirazla söylüyoruz savunma halinde söylüyoruz. Bu duyguyla söylediğimiz hayırlar karşımızdakininde onayladığı, kabul ettiği bir cevap olmuyor. Çünkü, itiraz enerjisiyle söylediğimiz her “hayır”ımıza da karşımızdan itiraz geliyor zaten.

Oysa “bana uyar” demek yerine “bana uymaz” demenin hafifliği ile söyleyebilmeliyiz hayırlarımızı. Evet demek kadar hayır deme hakkına aynı özgürlükte sahip olduğumuzu bilmenin huzuruyla söyleyebilmeliyiz hayırlarımızı.

Bir arkadaşımızın hadi bu akşam bana gel dediğinde, özgürce benim canım sana gelmek istemiyor diyemeyiz çoğu zaman. Çünkü, kendi istediğimize göre değil karşımızdakinin ihtiyacına göre cevap vermenin doğru olduğunu sanıyoruz. Benim canım istemiyor demenin onun şahsına direk olumsuz bir davranış olarak algılanacağını sandığımız için kabul görebilecek mazeretler üretiriz. Migrenim tuttu, misafir gelecek gibi…

Bazen de çok yakın olduğumuz üç kişilik arkadaş grubumuzdan biriyle bir şey yaparken üçüncü arkadaşımızdan bunu gizlemenin planını yapar, yakalanma korkusu yaşarız. Bu gün sensiz bir şeyler yaptık diyemeyiz.

Bilinçaltı hayır demenin bir adım sonrasındaki yaşayabileceklerimizi bize hemen hatırlatır. Hatırladığımız bu durumları yaşamaktan korktuğumuz için hayır demeye korkarız.

Biraz geriye çekilip yaşadıklarımıza baktığımızda kendimizi nasıl sıkıştırdığımızı daha net görebiliriz. Korkuyoruz bize darılacağından, kırılacağından belki, uzaklaşacağından ve bizi sevmeyeceğinden korkuyoruz. Korkumuzun hissettirdiklerini yaşamamak içinde onu ikna edecek gerekçeler buluyoruz.

Söylediğimiz her yalan; “Çok iyi olurdu ama bugün doktor randevum var.” veya “Veli toplantım var.” gibi cümleler, korktuğumuzu yaşamamanın önlemini almaktır. Halbuki “Benim bugün canım sana gelmek istemiyor.” diyebilmeliyiz.

Peki nasıl değiştiririz bu durumu. Karşımızdakini ikna etmeye çalışarak değil elbet. Bu geçici bir çözüm olur. Çözüm dıssal değildir. Yaşadığımız bu korkunun içsel nedenlerini bulup bunları değiştirerek. Buradaki kitlenmiş noktaları çözerek. Çünkü bu kilitlerin çözülmesi fiziksel deneyimlerimize yansır. Korktuklarımızın neler olduğunu fark edip, bunların sadece yerleşmiş zihin kalıpları olduğunu anlamalıyız. Yaşayacağımızı sandığımız durumun benim zannetmelerim olduğunu fark etmeliyiz. Çözüm, bizim hayırlarımızı gizlemekte değil, evet kadar hayırlarımızın da masum olduğuna inanmakta.

Bize söylenen hayırlarının kişisel olmadığını anlayıp kabul ettiğimizde, bizde hayırlarımızı, savunma, karşı çıkma enerjisiyle değil, sadece bana uymuyor ifadesiyle söyleyebilen olacağız.

Hayır diyebilmek, kendi isteğini söyleyebilme özgürlüğüdür.
Hayır diyebilmenin evet demek kadar hakkım olduğunu bilmektir.
Hayır diyebilmek: içinle, dışını bir etmektir.
Hayır diyebilmek hafifliktir.
Hayır diyebilmek kendine sahip çıkıp, korkusuz olabilmektir.

Nuray Suyabatmaz

1 yorum

  1. Kırmayım, üzmeyeyim, kimseler incinmesin diye verdiğin çabalar, gün geliyor görüyorsun ki kendini unutmuşsun. Başkaları mutlu olsun diye kendimizden verdiğimiz ödünlerden kendi ruhuna ulaşamaz olmuşuz. Ben ne isterdim acaba? Ben ne düşünürdüm böyle bir durumda, ne yapmalıyım ???

    Ben de bir zamanlar öyleydim ama baktım ki insanlar benim onlara verdiğim kadar değer vermiyor kendilerine ya da bana !!! Baktım ki onlar mutlu olsun diye ben istediğim yerde değilim… Koy verdim gitti… Tabi ki yardımcı olurum arkadaşlarıma , çevreme ama kendimden ödün vermeden, ruhumu incitmeden, ben benden gitmeden…

    Kaleminize, emeğinize sağlık Nuray Hanım… Sevgiyle,

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>