Ana Sayfa / Edebiyat / KALBİSTAN’A KAÇIŞ
Kalbistan'a Kaçış

KALBİSTAN’A KAÇIŞ

Sen düştüğünde gözlerime çokça hırpalandı ömrüm. Hem gelmiştin ömrüme, ömrümden daha büyük anlamlarınla, hem kalmamıştın, ömrümü bir gün bile ömür yapacak kadar. Şimdi zaman aktıkça doluyor kalbime. Duygularım boğuluyor, yüzemiyor hiçbir anlam sensiz. Ancak kabullendim kalmayışını, kader mürekkebinin vuslat yazmadığı bir geliş ve kalmayış işte. Yine de yetmiyor kabullenmiş olmak kalmayışına… Kabullensem de bu acımı, bu yalnızlığımı bütün hücrelerime bir kanser gibi günden güne yayan olmayışını unutmalıyım. Seni hatırlatacak, seni inadına aklıma, kalbime yeniden düşürecek her şeyden kaçmam gerekiyor. Tıpkı bir hastaya, doktorun verdiği perhiz gibi…

Kalbimin, ruhumun, aklımın, ömrümün uyması gereken perhizine uymaya çalışıyorum. Sensizliğin kronik yalnızlığına tutulduğumdan beri kör ve sağır bir kalp, bir ruh taşımam gerekiyor. Ama öyle zor ki bu hastalığın her an öldüren ağrısını dindirmek, içinde sana benzeme ihtimali milyonda bir bile olsa her şeyden uzak durmaya çalışmak. Sana benzemesin diye yolda gördüğüm herhangi bir insan, yollarda yürürken başımı eğip gezmek, sevdiğin rengi taşıyan bir çiçek görmemek için her baharda uzak durmak kırlardan, dağlardan. Eskiden su içer gibi okuduğum şiirlerin yüreğimi serinletişine, şimdi alev içmiş gibi kalbimi yakan mısralarından uzak durmak. Herhangi birinin sesinin, sözünün, seninkine benzeme ihtimalinin korkusu ile konuşmak insanlarla. Vizyona girmiş filmlerden bahsederken, överken insanlar dinliyormuş gibi yapmak ama ne dinlemek nede o filmi izlemeyi göze alamamak. Yeni çıkmış kitapları bırak okumayı, daha bakar bakmaz gözlerimi yakan kapaklarını bile görmemek için kitapçılardan kaçmak…

Ağır bir hasta gibi damarıma takılmış serumdan her gün düzenli olarak hayat dindirici alıyorum kaçarak. Kaçtığımı zannederek… Büyük bir kalbistanda, ölmüş kalbimle yaşıyorum. Ara sıra gelirsen bile hayatıma bana haber vermeden çiçekler bırak hayatımın üzerine…

Yaşar Hakan Yeğin

Fotoğraf: Yaşar Hakan Yeğin

4 yorum

  1. Acının derinliği cümlelerden taşıyor… Güçlü bir anlatım. Tebrikler…

    Fotoğrafınız da en az yazınız kadar etkileyici, hatta bana göre yazıdan bile daha güçlü… Bu fotoğrafınızda kocaman dünyanın ortasında kaybolmuş bir insan görüyorum. Denizin sonsuz enginliğinde kaybolmuş, yüzeyinde dans eden güneşe sırtını dönmüş bir insan…

    Kaleminize, emeğinize, gözünüze sağlık…

    0
  2. Yasemin hanım, hem kelimelerimi hem de fotoğraflarımı anlayan yüreğinize sağlık. Evet bazen bir fotoğraf kocaman bir kitap gibi anlatıyor herşeyi. Kelimeler ile ifade edemediklerimi renkler ile renkler ile ifade edemediklerimi kelimeler ile ifade etmeye çalışıyorum. İlginiz için çok teşekkür ederim. Yüreğinize iyi bakın.

    0
  3. Sevda yağmuru yaşanmış burada… Fırtınaya tutulmuş ve yağmur dinginleştirmiş usul usul. Ama acısı geçmemiş hala taze…

    Siz unutmayı düşündükçe üzerinize üzerinize gelir… İsmi, cismi, cümlesi, kelimesi, hecesi… İnadına inadına çıkar karşınıza, şaşırırsınız. Çek git, bırak beni artıklar düşünce tufanıyla bir savaş başlatır ruhunuzda, Depremler olur ve artçılarıyla devam eder.

    Kelimelerinizden sızı dökülüyor …Yüreğinize, kaleminize sağlık Hakan Bey…

    0
  4. Ayışığı,
    kalemimden dökülen sızılar ömrüme ait. Keşkelendirdiklerimden biriside kelimelerimi hep mutlu kullanabilseydim keşke. Ama yaşıyoruz işte, hayatın içindeyiz, hayatlaşıyoruz dünya ile. Anladığınız için, yazdığınız için çok teşekkür ederim. Kalbinize iyi bakın.

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>