Ana Sayfa / Edebiyat

Edebiyat

  • Kiyiya-Ceset-Vurdu

    “Kıyıya Ceset Vurdu”

    Öğleden sonraları dağıtılan bir dilim reçelli ekmeği, kumlu ellerimle yediğim günler… On üç yaşınday...

  • ilginc-koridor

    İLGİNÇ KORİDOR

    Çok güzel bir pazar günüydü. Güneş, gökyüzünde pırıl pırıl parlıyordu. Annem, beni yatağımdan kaldır...

  • Duvardaki Portre

    DUVARDAKİ PORTRE (1. Bölüm)

    Postacıların apartman girişindeki posta kutusuna bıraktıkları bankaların kredi kartı hesap özetini b...

  • Gözden Uzak Gönülden Irak

    GÖZDEN UZAK, GÖNÜLDEN IRAK

    “Gözden uzak gönülden ırak” demiş atalarımız. Demişler demesine de neden demişler, nasıl...

  • Sira

    Şi’ra

    Günün sonuna gelmişti, süresiz başlayan zaman var gücüyle geçiyor ve onun her anını harcıyordu çabuc...

  • Pervin

    PERVİN

    O geldiğinde sokak henüz uykuda olurdu, şehir sabah mahmurluğunu henüz üzerinden atamamışken hatta g...

  • Yazar-misiniz

    Yazar mısınız?

    Okumakla ve yazmakla yeni bir hayat başlıyor. Aşk, tutku, öfke, hüzün, nefret, mutluluk, sevgi yenid...

  • Hakimiyet

    HAK-İM-İ-YET

    Bir klasiği yaşıyordu şu an; ölümle burun buruna gelen birinin gözlerinden hayatı film şeridi gibi b...

HAYAT

HAYAT

Hayat bizim dışımıza hep vardı, bizimle olduğu gibi. Biz var ettik… Bizden sonra da var olacaksa (ki olacak) oraya takılmamak lazım. Biz varsak hayat vardır hikâyesi malum. Bizimle var olan bir hayat yani… Çiçek elvan elvandır, rüzgâr ise püfür püfür ...

Devamı »

GURBETİ BEN YAŞADIM!

gurbet

Masada oturanlar çaylarını içerken kendi aralarında sohbet ediyordu. Kavruk yüzlü  orta yaşlarda bir adam dikkatimi çekmişti. Gözlerinin altı mordu. Avurtları çökmüş, sakalları kırlaşmıştı. Renkleri iyice solmuş kabanının yakasını kulaklarına kadar çekmişti. Yüzünü gizler gibi bir hali vardı. Belki de bana ...

Devamı »

YÜREK NAĞMELERİNİN RİTMİ

YÜREK NAĞMELERİNİN RİTMİ

Canımın cananı enginlerde erenlere ulaştı, ”engin ol gönül, engin ol” diyerekten diyar diyar dolaştı. Bir türlü bulamadı, ritmi yüreğe uygun olanı ama öğrendi nağme yapmayı. Zagros dağlarında newroz, ezgilerden oluşmuş nurdan bir bayraktı, onun için. Bu bayrağın nağmeleri iyiden iyiye ...

Devamı »

ÖĞLE YEMEĞİ

Öğle Yemeği

Saat 12.30 vurduğunda denetleme memurlarından Celal Saatçioğlu işe başladığından beri, her Salı yaptığı gibi, arka sokaktaki, altı adet masası, duvardan duvara çeşitli doğa resimleriyle insanın iştahını kabartan ve de en önemlisi yemek yerken kendisini izleme fırsatı veren aynası olan Kebapçıoğlu ...

Devamı »

KARANLIK YILDIZLAR

Karanlık Yıldızlar

Karanlık benim gözlerimi kapadığımda gördüğüm değil; gözlerimi açık tutmaya ve uyumamaya çalıştığım yer… Kulaklarımda kazma sesleri ile irkilirken aklım, etrafımı göremediğim yer… Şimdi şu yanımdaki adamın ne işi var burada? Benim ne işim var burada? Toprağın metrelerce altında… Oysa yıldızlar ...

Devamı »

SOrMA

SORMA

Soma ve diğer maden kazaları üstüne çok şey yazılıyor, çiziliyor, her türlü ihtimal üzerinde duruluyor. İhmal, tedbirsizlik ve sabotaj bunlardan sadece birkaçı… Ülke de yaşanan en ağır ölümlü maden kazasının üzerinden sadece 3 gün geçmiş olmasına karşın son 12 saatte ...

Devamı »

IŞIKLA DANS ( 2. Bölüm )

Işıkla Dans 2

Hiç unutmuyorum o bekleyişi… İki saat sanki bitmek bilmeyen dakikalardan örülmüş gibiydi, geçmiyordu zaman. Öyle meraklı ve heyecanlıydım ki! Bir şekilde zamanı erittikten sonra nihayet ilk fotoğraflarımla buluşma anı gelmişti… Dükkandan içeri girdim fotoğrafçının yüzünde alaycı bir tebessüm, -          Çok ...

Devamı »

İlkbaharın İlk Coşkusu

Baharın İlk Coşkusu

Zorlu geçen kış köylüye illallah dedirtmişti. Artık soğuklar sona ermiş, bahar gelmişti. Güneş sıcak yüzünü yavaş yavaş gösteriyor, lakin tamamen ısıtmıyordu. Sadece havanın donduran ayazını almıştı. Doğa da, yavaş yavaş uyanmaya başlamış, kışın bembeyaz karın örttüğü akasya, ıhlamur, erik, elma ...

Devamı »