Ana Sayfa / Edebiyat

Edebiyat

  • Öğle Yemeği

    ÖĞLE YEMEĞİ

    Saat 12.30 vurduğunda denetleme memurlarından Celal Saatçioğlu işe başladığından beri, her Salı yapt...

  • Hakimiyet

    HAK-İM-İ-YET

    Bir klasiği yaşıyordu şu an; ölümle burun buruna gelen birinin gözlerinden hayatı film şeridi gibi b...

  • metamorfoz

    METAMORFOZ

    Birinci Evre: Son raddesine erişmiş tüketici çılgınlığıyla alışverişe çıkarak, en seksisini satın al...

  • Yalnızlığa Geldim

    YALNIZLIĞA GELDİM

    Yalnızlığa geldim… Nazara gelir insanlar, duyarım sık sık. Rast gitmeyen işlerinin sonunda bek...

  • Bir-Dogum-Oykusu

    BİR DOĞUM ÖYKÜSÜ

    Hayat mı insanı olgunlaştırır, yoksa vakitsiz üstlenilen sorumluluklar mı, yoksa yaşanılan çaresizli...

  • Sevgi Sahrasındaki Mayınlı Arazi

    Sevgi Sahrâsındaki Mayınlı Arazi

    İnsan yapı itibariyle bütün kainatın ayrı ayrı her kademesine yetip artacak bir muhabbet kabiliyeti,...

  • Çocukluğumuz

    Çocukluğumuz

    Bizim çocukluğumuz var ile yok arasında geçti deyim yerindeyse. 1980′in 90′lara doğru ak...

  • Ruhun Can Verişi

    RUHUN CAN VERİŞİ

    İş yerinden çıkmış, her zamankinin aksine usul adımlarla yürüyordu… Kafasında hep aynı soru… &...

HAYAT

HAYAT

Hayat bizim dışımıza hep vardı, bizimle olduğu gibi. Biz var ettik… Bizden sonra da var olacaksa (ki olacak) oraya takılmamak lazım. Biz varsak hayat vardır hikâyesi malum. Bizimle var olan bir hayat yani… Çiçek elvan elvandır, rüzgâr ise püfür püfür ...

Devamı »

GURBETİ BEN YAŞADIM!

gurbet

Masada oturanlar çaylarını içerken kendi aralarında sohbet ediyordu. Kavruk yüzlü  orta yaşlarda bir adam dikkatimi çekmişti. Gözlerinin altı mordu. Avurtları çökmüş, sakalları kırlaşmıştı. Renkleri iyice solmuş kabanının yakasını kulaklarına kadar çekmişti. Yüzünü gizler gibi bir hali vardı. Belki de bana ...

Devamı »

YÜREK NAĞMELERİNİN RİTMİ

YÜREK NAĞMELERİNİN RİTMİ

Canımın cananı enginlerde erenlere ulaştı, ”engin ol gönül, engin ol” diyerekten diyar diyar dolaştı. Bir türlü bulamadı, ritmi yüreğe uygun olanı ama öğrendi nağme yapmayı. Zagros dağlarında newroz, ezgilerden oluşmuş nurdan bir bayraktı, onun için. Bu bayrağın nağmeleri iyiden iyiye ...

Devamı »

ÖĞLE YEMEĞİ

Öğle Yemeği

Saat 12.30 vurduğunda denetleme memurlarından Celal Saatçioğlu işe başladığından beri, her Salı yaptığı gibi, arka sokaktaki, altı adet masası, duvardan duvara çeşitli doğa resimleriyle insanın iştahını kabartan ve de en önemlisi yemek yerken kendisini izleme fırsatı veren aynası olan Kebapçıoğlu ...

Devamı »

KARANLIK YILDIZLAR

Karanlık Yıldızlar

Karanlık benim gözlerimi kapadığımda gördüğüm değil; gözlerimi açık tutmaya ve uyumamaya çalıştığım yer… Kulaklarımda kazma sesleri ile irkilirken aklım, etrafımı göremediğim yer… Şimdi şu yanımdaki adamın ne işi var burada? Benim ne işim var burada? Toprağın metrelerce altında… Oysa yıldızlar ...

Devamı »

SOrMA

SORMA

Soma ve diğer maden kazaları üstüne çok şey yazılıyor, çiziliyor, her türlü ihtimal üzerinde duruluyor. İhmal, tedbirsizlik ve sabotaj bunlardan sadece birkaçı… Ülke de yaşanan en ağır ölümlü maden kazasının üzerinden sadece 3 gün geçmiş olmasına karşın son 12 saatte ...

Devamı »

IŞIKLA DANS ( 2. Bölüm )

Işıkla Dans 2

Hiç unutmuyorum o bekleyişi… İki saat sanki bitmek bilmeyen dakikalardan örülmüş gibiydi, geçmiyordu zaman. Öyle meraklı ve heyecanlıydım ki! Bir şekilde zamanı erittikten sonra nihayet ilk fotoğraflarımla buluşma anı gelmişti… Dükkandan içeri girdim fotoğrafçının yüzünde alaycı bir tebessüm, -          Çok ...

Devamı »

İlkbaharın İlk Coşkusu

Baharın İlk Coşkusu

Zorlu geçen kış köylüye illallah dedirtmişti. Artık soğuklar sona ermiş, bahar gelmişti. Güneş sıcak yüzünü yavaş yavaş gösteriyor, lakin tamamen ısıtmıyordu. Sadece havanın donduran ayazını almıştı. Doğa da, yavaş yavaş uyanmaya başlamış, kışın bembeyaz karın örttüğü akasya, ıhlamur, erik, elma ...

Devamı »