Ana Sayfa / Edebiyat

Edebiyat

  • umut-koymustu-adini

    “UMUT” Koymuştu Adını…

    “UMUT” koymuştu minik kuşun adını, küçük kız. Her sabah, yeni güne uyandığında; yanına i...

  • Erkek Cehenneminde Kadın Olmak

    ERKEK CEHENNEMİNDE KADIN OLMAK

    Her insan doğar bir sırla Kimisi yüzleşir onunla, kimisi de kaçar. Yüzleşmeyi tercih etti kadın Yüzl...

  • Cingene-Kiz

    ÇİNGENELER

    Gözbebekleri hep aynı çingenelerin. Yüzlerinde çamurlu bir ifade var. Neşeleri darbuka gibi sanki, i...

  • ElifOlmakZordur

    ELİF OLMAK ZORDUR

    Elif olmak zordur Çünkü elif olmak Yuvarlak bir dünyada dik durmanın Dik ve önde Belki acıyla Ama va...

  • KirazAgaci

    Babam ve Dedemin Anısına…

    Kiraz mevsiminde; hep hüzün, hep isyan, hep hırçınlık, hep yedi yaşındaki çocuk… Hep buruk babalar g...

  • Hatirlayabildigim

    Hatırlayabildiğim…

    Küçük mersin ağacının yanındayım. Dışarıdayım… Akşamüzeri evimizdeki tüm lambalar sarı ışıklar saçıy...

  • Sira

    Şi’ra

    Günün sonuna gelmişti, süresiz başlayan zaman var gücüyle geçiyor ve onun her anını harcıyordu çabuc...

  • sakli-kelimeler

    Dilimin Ucundakiler…

    Hani bazen dilinin ucuna geliverir sözler ve kendiliğinden dökülür dudaklarından. Bazen de biriktiri...

HAYAT

HAYAT

Hayat bizim dışımıza hep vardı, bizimle olduğu gibi. Biz var ettik… Bizden sonra da var olacaksa (ki olacak) oraya takılmamak lazım. Biz varsak hayat vardır hikâyesi malum. Bizimle var olan bir hayat yani… Çiçek elvan elvandır, rüzgâr ise püfür püfür ...

Devamı »

GURBETİ BEN YAŞADIM!

gurbet

Masada oturanlar çaylarını içerken kendi aralarında sohbet ediyordu. Kavruk yüzlü  orta yaşlarda bir adam dikkatimi çekmişti. Gözlerinin altı mordu. Avurtları çökmüş, sakalları kırlaşmıştı. Renkleri iyice solmuş kabanının yakasını kulaklarına kadar çekmişti. Yüzünü gizler gibi bir hali vardı. Belki de bana ...

Devamı »

YÜREK NAĞMELERİNİN RİTMİ

YÜREK NAĞMELERİNİN RİTMİ

Canımın cananı enginlerde erenlere ulaştı, ”engin ol gönül, engin ol” diyerekten diyar diyar dolaştı. Bir türlü bulamadı, ritmi yüreğe uygun olanı ama öğrendi nağme yapmayı. Zagros dağlarında newroz, ezgilerden oluşmuş nurdan bir bayraktı, onun için. Bu bayrağın nağmeleri iyiden iyiye ...

Devamı »

ÖĞLE YEMEĞİ

Öğle Yemeği

Saat 12.30 vurduğunda denetleme memurlarından Celal Saatçioğlu işe başladığından beri, her Salı yaptığı gibi, arka sokaktaki, altı adet masası, duvardan duvara çeşitli doğa resimleriyle insanın iştahını kabartan ve de en önemlisi yemek yerken kendisini izleme fırsatı veren aynası olan Kebapçıoğlu ...

Devamı »

KARANLIK YILDIZLAR

Karanlık Yıldızlar

Karanlık benim gözlerimi kapadığımda gördüğüm değil; gözlerimi açık tutmaya ve uyumamaya çalıştığım yer… Kulaklarımda kazma sesleri ile irkilirken aklım, etrafımı göremediğim yer… Şimdi şu yanımdaki adamın ne işi var burada? Benim ne işim var burada? Toprağın metrelerce altında… Oysa yıldızlar ...

Devamı »

SOrMA

SORMA

Soma ve diğer maden kazaları üstüne çok şey yazılıyor, çiziliyor, her türlü ihtimal üzerinde duruluyor. İhmal, tedbirsizlik ve sabotaj bunlardan sadece birkaçı… Ülke de yaşanan en ağır ölümlü maden kazasının üzerinden sadece 3 gün geçmiş olmasına karşın son 12 saatte ...

Devamı »

IŞIKLA DANS ( 2. Bölüm )

Işıkla Dans 2

Hiç unutmuyorum o bekleyişi… İki saat sanki bitmek bilmeyen dakikalardan örülmüş gibiydi, geçmiyordu zaman. Öyle meraklı ve heyecanlıydım ki! Bir şekilde zamanı erittikten sonra nihayet ilk fotoğraflarımla buluşma anı gelmişti… Dükkandan içeri girdim fotoğrafçının yüzünde alaycı bir tebessüm, -          Çok ...

Devamı »

İlkbaharın İlk Coşkusu

Baharın İlk Coşkusu

Zorlu geçen kış köylüye illallah dedirtmişti. Artık soğuklar sona ermiş, bahar gelmişti. Güneş sıcak yüzünü yavaş yavaş gösteriyor, lakin tamamen ısıtmıyordu. Sadece havanın donduran ayazını almıştı. Doğa da, yavaş yavaş uyanmaya başlamış, kışın bembeyaz karın örttüğü akasya, ıhlamur, erik, elma ...

Devamı »