Ana Sayfa / Edebiyat ( - Sayfa 2)

Edebiyat

  • İnsanın kaderi yazılanı yaşamak, çizilen yolda yürümektir

    İnsanın Kaderi Yazılanı Yaşamak, Çizilen Yolda Yürümektir!

    Anlasa ne yapsın ki? Dünyada belki de hiç bir çocuğa nasip olmayacak bir olaya şahit oluyordu garibi...

  • Gerçeğin Acıtan Yüzü

    Gerçeğin Acıtan Yüzü

    Ne zordur yalnızlık! Mezar gibi soğuk ve ürkütücü… Duvarlar üstüne üstüne gelir. Gözün çalmaya...

  • Tarifi-yok-ki

    Tarifi yok ki!

    Mutluluğu tarif et deseler… Mümkün değil ki! Ne tarife sığar, ne kelimelere… Ne alınır, ne de satılı...

  • Cingene-Kiz

    ÇİNGENELER

    Gözbebekleri hep aynı çingenelerin. Yüzlerinde çamurlu bir ifade var. Neşeleri darbuka gibi sanki, i...

  • Özne  ve Yüklem

    Özne ve Yüklem

    Bir hikayesi vardı hem adamın hem de kadının, ikisi de sessizce giriş yaptılar kompozisyonun kapısın...

  • Eksik Kalan Hayatlar

    Eksik Kalan Hayatlar

    Vakit öğleni geçmişti. İnsanın yüzüne alev alev vuran yakıcı güneş ışığının etkisi azalmıştı. Rüzgar...

  • Hayat Bir Masal mı

    HAYAT BİR MASAL MI?

    Bir varmış bir yokmuş diye başlayan masalların büyülü dünyasının içinde yaşanmış bir çocukluktan son...

  • Yanlışlıkla

    Yanlışlıkla!

    Duam kabul olmuştu, artık hastanede yatıyordum. Yaşadıklarıma inanamıyordum… Gözlem odası dolup dolu...

KIRMIZI BİSİKLET

Kırmızı Bisiklet

Sabah saat 06.30, güneş yavaş yavaş sıcaklığını bir kenar mahalle olan (…)’ın üzerine tüm sevecenliğiyle dağıtmasına rağmen kış ayının baskısı altında kendisini sadece bir ışık dansı olarak hissettirebiliyordu. Mahalle evleri karmaşık bir şekilde bir çocuğun oyuncaklarını dağıtması gibi kimi zaman ...

Devamı »

AŞK YASAKLANMIŞ !

Aşk Yasaklanmış

Aşk yasakmış artık… Sevdalı  yazılar yazılmayacakmış! Birkaç yasak tutuşturdular elime ve üstü kalsın deyip gittiler. Kavruldu ellerim, yasakları tutamadım! Savruldular dört bir yana, sevdalı sözcüklerin üzerlerini çizdiler. Öyle kalın ki  attıkları çizikler, ağırlığından nefes alamıyor cümlelerim, suni teneffüs zamanları da ...

Devamı »

DOYUMSUZ İNSAN

Doyumsuz İnsan

Çağımız insanının mutsuzluk sebeplerinden biri de doyumsuzluk ahlakıdır. Bu ahlak biçimi, sürekli sınırları zorlayarak yaşamaya iten bir his olarak, önce zihinlere yerleşir. Hiçbir şeyden memnun olamama, çabuk sıkılma ve birçok şeyin gereksiz olarak algılanması ile kendini gösterir. Ardından daha çok ...

Devamı »

Unutma… Bul… Özür Dile… Yoksa…

Unutma Bul

Önünde koca bir ömür olduğuna inanırsın. Çok kolay kaybedersin bu yüzden. Son model cihazlar bile üç ay sonra eskimiş oluyor. Böyle bir çağda yaşıyoruz. Hiçbirini kaybetmekten korkmuyoruz. Nasıl olsa yenisini daha iyisini alırız ya…Sadece kullandığımız cihazları mı? İnsanları da kaybetmekten ...

Devamı »

DUVARDAKİ PORTRE (1. Bölüm)

Duvardaki Portre

Postacıların apartman girişindeki posta kutusuna bıraktıkları bankaların kredi kartı hesap özetini bildiren mektuplarını, elektrik, doğalgaz ve telefon faturalarını, hiç birini okumadan çöp kutusuna attığı pahalı kağıtlara rengarenk basılmış reklam broşürlerini daha sonra inceleyeceğini düşünerek tomarıyla bıraktı çalışma masasının üzerine. Aslında ...

Devamı »

Çocukluğumuz

Çocukluğumuz

Bizim çocukluğumuz var ile yok arasında geçti deyim yerindeyse. 1980′in 90′lara doğru aktığı ikinci yarısında başlayan yaşam maceramız her şeyi dolu dolu yaşadığımız zamanlar olarak kaldı aklımızda. Her şey azdı ama anlamlıydı yapabildiklerimiz… Evimiz, ailemiz, komşularımız, mahallemiz, arkadaşlarımız, okulumuz kısacası ...

Devamı »

ADIM ATMALISIN!

Adım Atmalısın

Gideni tutamazsın ama çaya tuz atarsın. Hışırtılı bir gidişattır ama çaya tuz atarsın. Öksürtür, sesli akşamüstü debelleş olur, mümkünatı yoktur gideni tutamazsın. Sağ bacak, kalça çekilmesi, gerilim falan. Uygun bir adım atmalısın… Gece kuru, hışırtılı, uyutmaz yürekten yananı. Gün yorgun, ...

Devamı »