Ana Sayfa / Edebiyat ( - Sayfa 2)

Edebiyat

  • Umut-Kelebegin-Kanadinda

    Umut Kelebeğin Kanadında

    Yavrularını nazikçe büyük bir yaprağa bıraktı ve son dansını yapmak üzere gözden kayboldu. Yumurtala...

  • Sensizlik ya da Yalnızlık Değil, Düpedüz Issızlık Bu

    Sensizlik Ya da Yalnızlık Değil, Düpedüz Issızlık Bu

    Sıcak yaz gecelerinin uykusuz saatlerinde sestin, gölgeydin, eştin ruhuma. Kimsenin bilmediği küçük ...

  • Agaclarin-Gozyaslari

    AĞAÇLARIN GÖZYAŞLARI

    İlkokula giderken kitap ve defterlerimi (defterlerim dememeliyim aslında bir çizgili bir de kareli d...

  • Öğle Yemeği

    ÖĞLE YEMEĞİ

    Saat 12.30 vurduğunda denetleme memurlarından Celal Saatçioğlu işe başladığından beri, her Salı yapt...

  • Unutma Bul

    Unutma… Bul… Özür Dile… Yoksa…

    Önünde koca bir ömür olduğuna inanırsın. Çok kolay kaybedersin bu yüzden. Son model cihazlar bile üç...

  • Sessizlik

    Sessizlik

    Sessizliğin tanımı veya tarifi yapılmak istenseydi eğer, neye benzetilirdi ya da neyle kıyaslanırdı?...

  • Kimsesiz Mektuplar

    KİMSESİZ MEKTUPLAR 1

    Kimsesiz mektup olur mu hiç? Evet olur… Tıpkı kimsesiz insanlar gibi kimsesiz mektuplar da olu...

  • Emine-Teyze

    Bizim Emine Teyze…

    Hani sizlere hoş geldin derken bizim Çerkezlerden söyle biraz bahsetmiştim ya. Hani Çerkez büyükleri...

KIRMIZI BİSİKLET

Kırmızı Bisiklet

Sabah saat 06.30, güneş yavaş yavaş sıcaklığını bir kenar mahalle olan (…)’ın üzerine tüm sevecenliğiyle dağıtmasına rağmen kış ayının baskısı altında kendisini sadece bir ışık dansı olarak hissettirebiliyordu. Mahalle evleri karmaşık bir şekilde bir çocuğun oyuncaklarını dağıtması gibi kimi zaman ...

Devamı »

AŞK YASAKLANMIŞ !

Aşk Yasaklanmış

Aşk yasakmış artık… Sevdalı  yazılar yazılmayacakmış! Birkaç yasak tutuşturdular elime ve üstü kalsın deyip gittiler. Kavruldu ellerim, yasakları tutamadım! Savruldular dört bir yana, sevdalı sözcüklerin üzerlerini çizdiler. Öyle kalın ki  attıkları çizikler, ağırlığından nefes alamıyor cümlelerim, suni teneffüs zamanları da ...

Devamı »

DOYUMSUZ İNSAN

Doyumsuz İnsan

Çağımız insanının mutsuzluk sebeplerinden biri de doyumsuzluk ahlakıdır. Bu ahlak biçimi, sürekli sınırları zorlayarak yaşamaya iten bir his olarak, önce zihinlere yerleşir. Hiçbir şeyden memnun olamama, çabuk sıkılma ve birçok şeyin gereksiz olarak algılanması ile kendini gösterir. Ardından daha çok ...

Devamı »

Unutma… Bul… Özür Dile… Yoksa…

Unutma Bul

Önünde koca bir ömür olduğuna inanırsın. Çok kolay kaybedersin bu yüzden. Son model cihazlar bile üç ay sonra eskimiş oluyor. Böyle bir çağda yaşıyoruz. Hiçbirini kaybetmekten korkmuyoruz. Nasıl olsa yenisini daha iyisini alırız ya…Sadece kullandığımız cihazları mı? İnsanları da kaybetmekten ...

Devamı »

DUVARDAKİ PORTRE (1. Bölüm)

Duvardaki Portre

Postacıların apartman girişindeki posta kutusuna bıraktıkları bankaların kredi kartı hesap özetini bildiren mektuplarını, elektrik, doğalgaz ve telefon faturalarını, hiç birini okumadan çöp kutusuna attığı pahalı kağıtlara rengarenk basılmış reklam broşürlerini daha sonra inceleyeceğini düşünerek tomarıyla bıraktı çalışma masasının üzerine. Aslında ...

Devamı »

Çocukluğumuz

Çocukluğumuz

Bizim çocukluğumuz var ile yok arasında geçti deyim yerindeyse. 1980′in 90′lara doğru aktığı ikinci yarısında başlayan yaşam maceramız her şeyi dolu dolu yaşadığımız zamanlar olarak kaldı aklımızda. Her şey azdı ama anlamlıydı yapabildiklerimiz… Evimiz, ailemiz, komşularımız, mahallemiz, arkadaşlarımız, okulumuz kısacası ...

Devamı »

ADIM ATMALISIN!

Adım Atmalısın

Gideni tutamazsın ama çaya tuz atarsın. Hışırtılı bir gidişattır ama çaya tuz atarsın. Öksürtür, sesli akşamüstü debelleş olur, mümkünatı yoktur gideni tutamazsın. Sağ bacak, kalça çekilmesi, gerilim falan. Uygun bir adım atmalısın… Gece kuru, hışırtılı, uyutmaz yürekten yananı. Gün yorgun, ...

Devamı »