Ana Sayfa / Edebiyat ( - Sayfa 20)

Edebiyat

  • Doyumsuz İnsan

    DOYUMSUZ İNSAN

    Çağımız insanının mutsuzluk sebeplerinden biri de doyumsuzluk ahlakıdır. Bu ahlak biçimi, sürekli sı...

  • Bir Meçhul Kaybeden

    BİR MEÇHUL KAYBEDEN

    Hüzünlü bir şarkı çalınır uzaktan kulaklarıma. Sonrasında bir acı dalgası yıkıp geçer bütün benliğim...

  • Yalnızlığa Geldim

    YALNIZLIĞA GELDİM

    Yalnızlığa geldim… Nazara gelir insanlar, duyarım sık sık. Rast gitmeyen işlerinin sonunda bek...

  • Nevbahar

    NEVBAHAR

    Ey toprak! Üstünde yokmuş cennet belki altındadır sükûnet. Vücudumu saran deri çekil üzerimden. Her ...

  • Daktilo

    MÜDÜROKRASİ

    Daktiloların masaları süslediği yıllardı… Daktilonun “tak tak!” sesleriyle hipnoz olmuş şekilde çalı...

  • Kırmızı Bisiklet

    KIRMIZI BİSİKLET

    Sabah saat 06.30, güneş yavaş yavaş sıcaklığını bir kenar mahalle olan (…)’ın üzerine tüm seve...

  • Gurbet

    GURBET

    Uzun zamandır hasret kaldığı köyüne dönmenin huzurunu,  sevincini  ve coşkusunu hissediyordu yüreğin...

  • Kırık Kanatlar

    KIRIK KANATLAR

    Nice ayrılışların ve nice kavuşmaların durağı olan Sakarya garajından hareket ediyor otobüsüm. Memle...

BİR SUÇ DENEMESİ

suc-saat-zaman

Yirmi altı yıl önce tüm nüshaları yakılmış, yok edilmiş bir kitabın ilk taslağını, iki hafta önce tesadüfen, yıkık bir evin taşları arasında, çürümeye yüz tutmuş küçük bir sandıkta bulmuştu. Akşam olunca gizlice evine götürmüş ve etraf sessizliğe bürününce mum ışığı altında okumuştu heyecanla. Her defasında anlamı değişen sayfaları huşu içinde tekrar tekrar okumuş ve sarhoş olmuştu....

Devamı »

GELME EYLÜL(DE)

Eylül

Hüznün meydan okumasıdır bu sarı safâ, dört tarafta bayrağı dalgalanır. Hazan, takvimlere düşen efkâr zamanı, vuslatı özleten kahır ânıdır… Hayat yaşamaksa, ölmektir biraz da. Ürpertisi sarı yapraklardan toprağa düşer. Keder karışır gönle. Hazan, dağlanmış firak yarası bülbül canında. Bir gül dalından yollara düşer. Yollar yâre varmadan gelme hazan(da). Ya da gel de, al git hüzünlerimi.

Devamı »

Adın Elveda mı?

Adın-Elveda-mı

Sevdayı yürekte besleyip hiç sır vermemek mi doğru olanı? Tek başına yaş(l)a(n)mak mı? Paul Vincent misali sürünmek/acı çekmek mi? Paul, gözlerin bir lahzada birleşmesine esir olur. O ilk karşılaşma, o gözler… Sonra “Düş bakışlı Mireille, gözlerinde Paris uyanıyor” diye yazılan şiirler… Paul, ...

Devamı »

METAMORFOZ

metamorfoz

Birinci Evre: Son raddesine erişmiş tüketici çılgınlığıyla alışverişe çıkarak, en seksisini satın aldığı sutyenini, açık yakalı şeffaf bluzundan göstererek ustaca sergilemekteydi. Arabasından indiğinde, yolda yürüme niyetiyle satın almadığı uzun, sivri topuklu ayakkabısı ile kıvraklıkla sekerek adeta rakkaselere taş çıkartırdı. Tamamlayıcı ...

Devamı »

AĞAÇLARIN GÖZYAŞLARI

Agaclarin-Gozyaslari

İlkokula giderken kitap ve defterlerimi (defterlerim dememeliyim aslında bir çizgili bir de kareli defterim olurdu) gazete kağıdı ile kapladığım çocukluk yıllarım geldi aklıma. Kaplık sorununu gazete kağıdıyla çözmüştüm de, neyle yapıştıracaktım?  İşte burada devreye girmişti yeni keşfim. Benim için oyun ...

Devamı »

Hatırlayabildiğim…

Hatirlayabildigim

Küçük mersin ağacının yanındayım. Dışarıdayım… Akşamüzeri evimizdeki tüm lambalar sarı ışıklar saçıyor. Çok kalabalık avlumuz… İnsanlar avludaki koca kapıdan içeri giriyor sürekli. Domates fideleri var, basmamalıyız onlara! Fidan ocağının ortasındayız… Ezildi bütün fideler… Dedem kızmadı hiç… Dedem ağlıyor… Dışarıda bekleyen ...

Devamı »

ELİF OLMAK ZORDUR

ElifOlmakZordur

Elif olmak zordur Çünkü elif olmak Yuvarlak bir dünyada dik durmanın Dik ve önde Belki acıyla Ama vazgeçmeden durmanın Dünya ne kadar dönerse dönsün Olduğu yerde kalmanın adıdır elif olmak Kaç silah varsa elife çevrilir Elif hep olduğu yerdedir Silahlar ...

Devamı »

Babam ve Dedemin Anısına…

KirazAgaci

Kiraz mevsiminde; hep hüzün, hep isyan, hep hırçınlık, hep yedi yaşındaki çocuk… Hep buruk babalar günü. Yoklukların ayrımına varılan ilk o mevsim. Sokakta yoğurt sürülmüş yufka dürümünü yarım domates ile yerken, diğer çocukların elindeki somun ekmeği gören ve yavaş yavaş ...

Devamı »