Ana Sayfa / Edebiyat / MASUM RUHLAR
Masum-Ruhlar-Gocmen-Kuslar

MASUM RUHLAR

Melanie - İnsan olsun olmasın, sen tanıdığım en masum ruhsun.
Göçer - Evren sensiz daha karanlık bir yer olacak.
Melanie -
Göçer - Mutlu ol Mel. Mutlu ol çünkü o kadar çok yaşam sürdükten sonra sonunda uğruna ölecek bir şey buldum.

“The Host (Göçebe)” filminin repliklerinden aklımda kaldı bu sözler.

Sanal ortamda üye olurken ru(hu)muzu alırız aslında. Artık o rumuzda bir göçerdir ruhumuz. Sanal gezegen istila edilmiştir artık on binlerce ruh tarafından. Vahşi, umursamaz, sahtekar, toy, masum, alıngan, öfkeli, bencil, kaypak, zor, asi, aksi, hiç, komik, üzgün, mutsuz… Her türde göçer barınmaya çalışır bir şekilde. Göç eder kimileri rumuzdan rumuza. Kimileri ölür. Kimileri direnir nefes almaya çalışır bu gezegende. Avcı ruhlar da vardır sisteme uygun olmayan rumuzları yakalar. Bazıları fazla kalamaz göçebe yaşamak kaderindeymiş gibi…

Rumuzun ardında daha cesaretli, daha cüretkar, daha sessiz… Bazen bir başka rumuzun ardındaki masum ruhla tanışırız.  Kimi rumuzlar tehlikeli ve sonu belli olmayan bir macera için yola koyulurlar… Bazen önceden alınmış ve değiştirilmiş bir rumuz olur aldığımız. Birilerine tanıdık gelir. Ama o rumuzun içindeki ruh farklıdır.

Jamie - Kim olduğumu biliyor musun?
Wanda - Sen Jamie’ sin.
Jamie - Ama sen Melanie değilsin.

Bazen sıkılırız rumuzdan değiştiririz. Sanki başka bir bedene göç etmişiz gibi olur ilk başta. Ama ne yaparsak yapalım ruhumuz hep aynı kalır. Fayda etmez rumuz değiştirmek. Bazen olduğundan farklı göstermeye çalışırız ruhumuzu. Süsleriz, renklere boyarız. Ne yapılırsa yapılsın, hep aynı kalır RU(HU)MUZ…

Uzay boşluğunda kalan rumuzlar da vardır bir kere alınıp sonra da hiç girilmeyen… Askıda kalan anlamını yitirmiş rumuzlar da olur. Amaçsız ve özensizdirler. Önemsemeden, bilincinde olmadan kendi ruhunu yansıtırlar oysa. Bazen oyunda yenildiğimiz için kızar, hırslanır ve sataşırız. Oysa belki de incittiğimiz masum bir ruhtur. Maskeli baloların yapıldığı zengin malikaneleri, parlak salonları uzaktan izler bazı masum ruhlar. Bazen hayatımız bitecek, ölecekmiş gibi oluruz kendini iyice alıştırmış masum ruhu göremediğimizde.

Vadesi dolan rumuzlar vardır ve bir daha asla geri dönmezler. Hastalanır günlerce görünmez ama fark etmeyiz bile. Geceleri ortaya çıkan rumuzlar vardır güneşi çok tanımayan. Ortak bir hedefte birleştirir bazen rumuzlar birbirlerini. Önceki bedeniyle tanıştığı insanların arasında bir yabancı gibi gezinenler de vardır. Bazen özdeşleşir rumuzla ruh, başka bir bedene istese de göç edemez.

Göçer - Yedi hayat tamamladım. Bu yedi hayat boyunca onun için bir gezegende kalmak isteyeceğim ya da gittiğinde peşine düşeceğim biriyle hiç karşılaşmadım. Hayatı paylaşabileceğim birini hiç bulamadım. Niçin şimdi? Niçin sen? Sen benim türümden değilsin. Benim eşim olabilir misin?
Ian - Dünya çok tuhaf.
Göçer - Bu haksızlık.
Ian - 

Göçer - Seni mümkün olan her şekilde seviyorum. Ve en çok seni özleyeceğim. Seninle sahip olabileceğim geleceği özleyeceğim.

Kimi pişmanlığı yaşamak ister. Kimi pişman olmayacağından emindir. Kimileri haksızlığa razı gelip cennette buluşmaya ant içer…

Not: Yazıma esin kaynağı olan “The Host (Göçebe)” filmini izlemenizi öneririm.

6 yorum

  1. “Ne yapılırsa yapılsın hep aynı kalır ru(hu)muz.” Evet..
    Hep söylerim. Taşıdığımız isimlerimiz kişiliklerimiz hakkında fikir vermez. Olsa olsa –ki o da sadece bazıları- o ismi taşımamıza karar veren “Büyük?”lerimizin sosyal, psikolojik durumları ya da ideolojileri hakkında fikir verir.
    Rumuzlar…Onlar bizim, biziz. Seçene ait tamamıyla…İnanıyorum ki onlarca defa, onlarca yere, onlarca kararla da “Göç” etse, yine sahibini yansıtır.Sanal gezegeni istila eden ruhları sıfatlandırırken kullandığınız “Hiç” , çoğumuzun atladığı sıfat belki. En azından benim.Göç ettiğinde fark edilmeyenler de onlar değil mi zaten..Sanal ya da reel alemden…
    Kaleminize sağlık, sevgiyle…

    0
    • Ru(hu)muz küçük izler bırakır hikayelerde ve cesaret ile esaret arasında kalır kimi zaman… Beklenen ve bilinen, çözülen, tanıdık rumuzlar… Teşekkürler yorum için…

      0
  2. Emeğinize sağlık hiç böyle düşünmemiştim rumuzları.

    0
  3. Sanal ortami ve rumuzlari bende böyle düsünmemistim hic, ama o rumuzlari yani ruhlari cogu zaman anlarsiniz. Bazen yillarca ayni sehirde yasamis belki yan yanyana belki karsi karsiya anlayamadiginiz insanlarin tersine …iste hic görmeden sadece yazilari ve düsünceleriyle bir cirpida anlastiginiz ruhlar yani rumuzlar… elbette bunlarin arasinda yanildiklariniz tanidiginizi sanip yanildiklarinizda olur reelde de oldugu gibi ama eger masum bir rumuzsaniz(ruhsaniz) bu kacilinilmaz degilmidir…Emeklerine saglik cok anlamlli bir yazi..

    0
  4. Doğru tespit, düşüncelerim yazdıklarınızla örtüşüyor büyük ölçüde… Farklı bir bakış açısı, bana göre hoş… Emeğinize sağlık…

    0
  5. GÖLGE OYUNU

    Zifiri karanlığın
    İçinden gelen
    Def sesiyle,
    Yankılanır
    Gece…

    Mum ışığının
    Etrafında
    Bir kuru gürültü,
    Maskeler çıkmış,
    Görünmezlik
    Duvarı aşılmış…

    Bir kalabalık
    Gölge oyunu kurulmuş,
    Ne Karagözün,
    Nede Hacivat’ın
    Uğradığı,
    Sahte dünyalar…

    Üfleyin sönsün,
    Dans eden
    Büyülü ışık,
    Kapansın perde,
    Bitsin, pişkince
    Oynanan oyun…

    Çıkmasın gün yüzüne,
    Kızarmasın
    Melek yüzleri
    İçimizde,
    Dolaşsınlar aramızda,
    Serbestçe…

    H. Çiğdem Deniz.

    Hüseyin bey, yazınızı okurken benimde seyretmiş bulunduğum filmden bahsedip baharat olarak kullanmanız inanılmaz etkiledi beni. Rumuz ve maskeyi aynı anlamda ele alabiliriz sanırım. Bir şiirimle bende duygularımı paylaşmak istedim.

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>