Ana Sayfa / Edebiyat / KARAR…
Karar

KARAR…

Arı kovanını andıran beynimin içinde vızıldayan düşünceler, uzun süredir peşimi bırakmıyor. Vicdanımla hesaplaşma günü geldi çattı. Mahkeme celbimi alıp, şu anda görülecek olan davama gidiyorum. Evimin salonunda toplanmış tüm karakterler. Ayşe de orada, başımı kaldırıp gözlerine bir türlü bakamıyorum. Gülistan bahçesinde yetişen nadir güllerden birinin umutlarını, hayallerini yıkanlardan onu koruyamayanlardan biri olarak nasıl bakabilirim yüzüne? Mübaşir sesleniyor beni çağırıyorlar. Allah’ım bu nasıl ıstırap?

Savcı tüm delillerle karşımda duruyor, o günlere ışınlayıp götürüyor beni ve zaman yolculuğu başlıyor.

Özel bir klinikte bekleme salonunda iki anne. Biri kızının bekaretini ispatlamak için gelmiş, diğeri hesap soruyor namus adına. Ayşe ise hiç konuşmuyor, sararmış yüzünde nice nice gölgeler geziyor. Hayatını paylaşacağı kocası erkekliğine laf söyletmemek için susmuş. Kurtlar sofrasına yem olarak atıvermiş koklamayı beceremediği gülünü. Sekreter randevu saatine uyarak hastaları bir bir alıyor içeriye. Saatin tik tak sesleri derin sessizliği bozuyor ve gerginlik hat safhada. Ayşe’nin sırası geliyor, sekreter hanım kibarca yol göstererek önde ilerliyor. Koridorun en sonundaki odanın önünde duruyorlar, korkak adımlarla içeri giriyor zavallıcık. Babacan tavırlı kadın doğum uzmanı yer gösterip zarif bir ses tonuyla rahatsızlığını soruyor. Anlatıyor Ayşe tüm açıklığıyla geliş nedenini.” Rapor istiyorum” diyor” ispatlayın” bekaretimi. Bir soru daha soruyor doktor “kim getirdi seni buraya?” “Annem, kayın validem ve kocam” diyor üzgün ve kırgın masum kadın…

Bu kısa konuşmanın ardından aynı odanın içinden bir başka odaya açılan kapıya doğru ilerleyen hemşire yol gösteriyor. Ayşe yavaşça yerinden kalkıp titreyen dizlerinin bağının çözülmesinden korkarak ilerliyor. Bitkin bir halde usulca başını kaldırıp şaşkın gözlerle inceliyor etrafını. Karşısında duran beyaz örtülü muayene masasına bakıyor, filmlerde gördüğü gibi aynı. Gözleri kararıyor, bir an sendeliyor. Hemşirenin, “Lütfen iç çamaşırınızı çıkarıp uzanın!” sözleri takılmış bir plak gibi tekrarlanıyor kulaklarında. Soyunuyor, soyunuyor; bir bir yapraklarını döküyor gülüm… Kararıyor her yer, birikmiş çiğ taneleri gibi süzülüyor gözyaşları, ağlıyor ağlıyor gülüm…

Kendini yavaşça bırakıyor musalla taşını andıran masaya. Kapatıyor gözlerini sıkıca, küçüklüğünde korktuğu zamanlar yaptığı gibi yavaşça mırıldanıyor;” hepsi bir rüya, hepsi bir rüya…”

Masumiyetini ispatlayan raporuyla çıkıyor odadan, hiç konuşmadan veriyor Azrail’inin eline. Sonrasında kaderine terk edilen Ayşe kocasının kolunda evine gidiyor.

Ben ise geçmişe yaptığım bu üzücü yolculuktan sonra tekrar evimdeyim. Vicdanımın kurduğu adil mahkemenin KARAR’ını bekliyorum. Kürsüde oturan hakim de benim, savcı da benim. Kendimi savunma gereği duymuyorum, avukat kimliğine gerek bile duymadım, hafifletici hiçbir nedeni kabul edemiyorum.

Ayşe şanslı mıydı diğer kadınlara göre? Bir kurşun sıkıp, ölü bedenini bir ağacın altına gömmedik ama bütün umutlarını yıktık, yaşayan bir ölüden farksız bir hayata mahkum ettik. Ülkemizin dört bir yanında yaşanan böylesi kadın dramlarına şahit olanlara sesleniyorum; ben suçluyum ya siz?

H. Çiğdem Deniz.

12 yorum

  1. Kutluyorum Çiğdem Hanım…

    Bu kadar kısa ve öz ama can alıcı olarak bir konu ele alınabilirdi.
    O musalla taşında ben de yattım Ayşe’yle birlikte ve yazı biterken, daha siz sormadan, ben de suçlu hissediyordum…

    Mürekkebiniz hiç kurumasın. Devamını bekliyoruz bu güzel yazılarınızın…

    0
  2. Özlemiştim yazılarınızı Çitlembik . Çok hassas bir konuyu ince cümlelerle giydirmişsiniz. Söylenecek çok fazla şey var aslında ama bir o kadar da susacaklarımız. Aslında sessiz kalmamalı can hıraş haykırmalı yanlışları…

    Kaleminize, yüreğinize sağlık Çitlembik…

    0
  3. Çitlembik, öncelikle değindiğiniz konu itibariyle tebrik ediyorum. Kızlık zarı birçok hayvanda mevcuttur.
    Bu hayvanların neredeyse hiçbirinde zar yetişkinliğe kadar kalmamakta, zaman içerisinde atrofi ya da apoptosis yoluyla yok edilmektedir. Bazılarında ise doğum sonrası yırtılmaktadır. Hal böyle iken insanoğlu bu işlevi belli olmayan ve ergenlik sonrası pek önem taşımayan ve birçok hayvanda hücre bölünmesi, ölümüyle yok olan bu kızlık zarına ne kadar da büyük işlev yüklemiş, insanların hayatlarını!!! İnsanoğlu işte görüldüğü üzere birçok şeyi çıkarına göre saptırır. Hikayedeki Ayşe şimdi nasıl sağlıklı bir evlilik kurabilir ki? İçinde güven içermeyen haliyle… Namusu iki bacak arasından çıkarıp kalplere taşımadıkça bu hikayeler devam edecektir…

    Okumanızı tavsiye ederim.

    Kızlık Zarı (Hymen) ve Evrim

    0
    • Öykü dili akıcı, bir nefeste okunuyor, derli toplu imgelem güçlü. Hele *yavaşça musalla taşı* na kendini bırakışı, ölmeye yatmaktır. Öykünün bütün özü bu. Kendini suçlu hissetmek bence çözümsüzlüğün kendisidir. Bu boyutu biraz tartışalım derim. Diline, kalemine sağlık Çitlembik. Çok daha güçlü yazıların habercisi *Karar*.Bu yönde verilmiş karar sevindiriyor, güzel şeyler okuyacağız

      0
  4. Yasemin hanım, çok teşekkür ederim değerli yorumunuzla güç verdiniz…

    0
  5. Hakan bey, çok teşekkür ederim.

    0
  6. Sevgili Ay ışığı, yorumun için teşekkür ederim.

    0
  7. MoonStruck değerlendirmeniz için çok teşekkür ederim…Çeşitli araştırmalarım oldu bu konuda ama anlaşılır basit bir dille düşündürmek istedim…Önerinizi dikkate alacağım.

    0
  8. dilo şakır bey, değerli yorumlarınızla beni çok memnun ettiniz…Toplumun kabul ettiği namus kavramına karşı hala elimiz kolumuz bağlı ne yazık ki :(

    0
  9. Sevgili citlembik daha önceki yazılarınızı da beğenerek okumuştum , bu yazınızda da hem sosyal bir yarayı bu kadar içimizi acıtarak anlattığınız için, hem de kaleminizden dökülen üslubun zarafeti çok etkileyici olduğundan çok beğendim.Kaleminiz daim olsun …

    0
  10. Garip yolcu, değerli yorumlarınızla beni çok memnun ettiniz…Bu güzel yorumlara layık olabilmek için daha çok çalışmam gerekiyor…Sizinde kaleminiz daim olsun.

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>