Ana Sayfa / Edebiyat / Anı / MİSAFİR
Misafir

MİSAFİR

Küçük bir çocukken misafirliğe gitmek ve eve misafir gelmesi çok önemliydi. Çocuğum diye kimse bir şey söylemese bile o gün bir yere mi gidilecek yoksa eve birileri mi gelecek, ev halkının halinden anlardım.

Eğer o gün eve misafir geliyorsa telaşı bir gün önceden başlardı. Annem sabahlığını savura savura erkenden telaşa başlar, aceleyle kahvaltımızı bitirmemizi, daha çok işi olduğunu söyleyerek  koşturur. Ablam camları siler, annem “Olmamış bir daha sil!” der. Süpürmeler, silmeler, koşturmalar… Pırıl pırıl olacak her yer derken, elime tutuşturulan bezle toz alma işi bana kalırdı. Temizlik faslı bittikten sonra sıra mutfağa gelir, bir gün önceden yapılacak olanlar özenle hazırlanır yine özenle saklanırdı bulup yemeyelim diye.

Ertesi gün sabah erkenden kalkılır, acele bir kahvaltı sonrası mutfaktan gelen limonlu kek, börek kokularıyla mest olurduk. Annem bahçeden topladığı çiçekleri özenle vazoya yerleştirdikten sonra artık hazırlanma vakti bize gelirdi. Elimiz yüzümüz yıkanır, arkasından temiz düzgün giysilerimizi giyer, annemizin tembihlerini dinlerdik. Arkasından annem hazırlanır. Telaşından eser kalmamış bir halde; pırıl pırıl, tertemiz güzel yüzüyle elbisesini kontrol ederdi.

Kapının çalmasını beklerdik hep birlikte…

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>