Ana Sayfa / Edebiyat / Anı / MÜDÜROKRASİ
Daktilo

MÜDÜROKRASİ

Daktiloların masaları süslediği yıllardı… Daktilonun “tak tak!” sesleriyle hipnoz olmuş şekilde çalışırdı başındakiler. Odaları dolduran sesler düşünmeyi engeller, sadece işe konsantre olmayı sağlardı. Eğer elin hızlıysa severek basardın sert tuşlarına daktilonun…

Yine öyle bir zamana ait hikayemiz.

Bize yol gösteren, kollayan, genç-çocuk hallerimize has kusurlarımızı, babacan tavırlarıyla kapatan ve karşılığını küçük kalplerimizden alan bir müdürümüz vardı. Yaşça büyüktü bizden, olgunluğu onu babacan görmemize neden oluyordu. Her şey o gittikten sonra başladı. Bürokrasi, kendisini bize o gittikten sonra gösterecekti.

Bir gün, o babacan müdürümüzün tayini çıktı ve yerine biz yaşlarda yeni bir şube müdürü atandı. Müdürümüzün gidişini daha kabullenememiş iken, üç hafta sonra daktilograf arkadaş yeni müdürle sıkıntılar yaşadı ve yıllık izin alıp gitti. Yazışmaları hazırlama işi, aramızda çekilen kura sonucu bana kaldı. El mecbur kaderime razı geldim.

Daha öncesinde oyun amaçlı (ne oynanabilecekse artık) ve üç beş satır şiir yazmak için kullanmış olduğum daktilo ile baş başa kalmıştım. Aradığım harfin yerini bulunca adeta bayram sevinci yaşarken gelen ilham da uçup giderdi.

Şerit sıkışır, karbon kağıdı eski olunca ikinci nüsha iyi çıkmaz, yanlış yazınca sil baştan yeniden yazmak gerekirdi. Kısacası daktiloda yazı hazırlamak zordu, üstelik asıl işim de değildi.

Daktilo ile boğuşarak bin bir güçlükle hazırladığım yazıları, imzalaması için yeni gelen müdürümüze götürdüğümde birkaç kelimenin üzerini karalar ve yeniden yazmamı isterdi. Kurtarıcım daksil ile düzeltince de kabul etmediği için mecburen daktiloda yeniden yazar bir yandan da hayıflanırdım yeni gelen bu adama, müdüre.

Bir ara tereddüt ettiğim bir konuyla ilgili yazı hazırlamam gerekti. Zaten güçlükle daktiloya çekecek olduğum bu yazının, karalanma ihtimali oldukça yüksekti. İçimden, en iyisi ben bu yazıya hiç bulaşmayayım diyerek yeni gelen şube müdürümüzün odasına gittim. İlgili evrakları masanın üstüne bırakıp, “Efendim, bu yazıyı yazamadım, yardım eder misiniz?” dedim. Evrakları inceleyip yazıyı itinayla kaleme aldı. Bitirdikten sonra kağıdı uzatırken, yazıyı daktiloya çekmemi istedi ve hata istemediğini de ardından ekledi. Bu tavrına kızarak fakat ses etmeyerek masadaki evrakları topladım ve odadan çıkmak için hazırlandım. Daha kapıyı henüz kapatmadan telefona sarıldı, öğle arası yemeğini sipariş etti. Ve kapıyı kapattım!

Bezginliğim, biraz da “yeter artık bu işkenceye son!” deme dürtümle, direnişçi ruhuma uyup, yazıyı iki gün beklettikten sonra kaleme alındığı haliyle, harfi harfine daktiloda hazırladım ve sonra, başka birkaç evrakla birlikte imzaya götürdüm. Kendisinin kaleme aldığını unuttuğu yazının daktiloya çekilmiş halini, yine aynı şekilde üzerini karalarken hatırlatma gereği duydum.

“Bir dakika Müdür Bey, bu yazıyı siz kaleme almıştınız. Kendi yazdığınız yazıyı karalıyorsunuz farkında mısınız? “  dediğimde bir süre öylece bekledi ve diğer evrakların hepsini imzaladı.

O günden sonra gerekmedikçe hiçbir yazıyı karalamadı…

1 yorum

  1. Daktiloda yazma tekniğini bilmeyen için elbette yazmak kolay değil. Ticaret lisesi çıkışlı biri olarak, yazmada sıkıntı yaşamanızı anlayabiliyorum. Aslında kuralını bilirseniz daktiloda yazmak zevklidir. Lise okuduğum dönemlerde rahmetli babamın tayini sebebi ile Maraş /Elbistandan, Mersin/ Anamur’a taşındık. Gecikmiştik. Ben geldiğimde sınıfta herkes daktilosunu seçmişti. Bana da bozuk daktilo kalmış. 3 yazılıdan da bir alımıştım. Hoca bana kızım geldiğin okulda sen daktilo dersi görmedin mi? diye sordu. Ben de elbette gördüm hem benim daktilom 6 idi. Onluk sistemde orta idi. 6 da daktilo dersi için çok iyi bir nottu. Daktilom bozuk dediğimde anlamıyordu. Neyse ki ikinci dönem herkesten önce sağlam bir daktiloya geçtim de zayıfı kurtarmıştım. Yazınız bana bu anımı hatırlattı. Emeğinize sağlık, kaleminiz daim olsun.

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>