Ana Sayfa / Bakış Açısı / MUHTEŞEM EV
Muhteşem Ev

MUHTEŞEM EV

    Hayat kısaydı ve kuşlar uçuyordu. Karıncalar yazı karşılama telaşı içinde, her yerdeydi. Gündüz gece, gece gündüz oluyordu. Hiç bir an, bir an öncesinin benzeri değildi.

    Bir sessizliğin içindeydim, o sessizliğin içinde bir ses arıyordum. O sessizliğin içinde karıncalar ağır adım nasiplerini arıyor, güneş sırtıma binmiş baharı terk eylemeye çalışıyordu. Mıh gibiydim. Ben neden vardım? Varlığıma neden ömür biçilmişti? Ben neden süreliydim? Ömrüm neydi? Şansım mıydı? Cezam mıydı? Sınavım mıydı? Bu uçsuz bucaksız evrende, sadece kütlem kadar atom muydum? Ben neden gezegen değil de, bir insandım. Evren de bir yıldız rolü de üstlenebilirdim. Bana neden insan rolü hak görülmüştü? Varlığıma idea ararken fikrimi bekliyordum. Fikrime ne olmuştu? Fikrim neden yoktu? Hiç bir fikrim yoktu. Bir zaman, iki zaman, üç zaman derken, derken… Tam dokuz zaman göz bebeklerimin dehlizlerinde umut geldi, gitti. Bakışlarım demir kapıdaydı ve kapıdan çarpıp, göz bebeklerimde korku girdapları oluşturuyordu. Konumumda ki tüm fanilerde fikrime ait bir düş arıyordum. Düşü bulamıyordum, kendi koridorlarımda kayboluyordum. Ana koridorumu arıyordum ve bir kedinin neden bir çiçeği koklamanın keyfine varamadığını düşünüyordum. Neden bu haz insana verilmişti? İnsan neden bu kadar donanımlıydı? Fikirsiz bir sessizliğin içinde tam beş zaman daha vakit geçirmiştim.

    Hayat kısaydı ve karıncalar bir vardı, bir yoktu. O vakitler yanı başımda ki ağacı düşündüm. Kütlesi kadar atom değil miydi? İnsan ağaçtan daha donanımlı değil miydi? Neden dünyada ki süresi insandan daha uzundu? Bu hangimizin yaradılışına haksızlıktı? Altıncı gün yağmur yağmaya çalışıyordu ve pek de beceremiyordu. Siyah şemsiyem bir açılıyor, bir kapanıyordu. Bir daha açılıyor, bir daha kapanıyordu. Fikrim neden merdivenlerde aşağıya inmişti? Homurdanan korkak bir böcek gibi canlı yaşamaktansa ölmek daha yeğ idi. Demir kapının ardında, yeşil ağaçların bağrında, güvenli, muhteşem bir evim vardı. Yeşil ve ışık anlatılamazdı, ama orada tarif edilebilirdi. Kararlı, kararsız adımlarımla, mecalsiz yağmurun altında, evime doğru yürüyordum. ”Ve vakti gelmiş bir kararı bizzat kararın kendisi veriyordu.” Az biraz sonra, az ötemde ki evimin, aydınlık pencerelerinde küçük bir kadın görüyordum. Gündüz hızır gibi geceyi çağırdı. Kâinata ne oluyordu? Evim ıslanmasını istemiyordu ve ona çatı oluyordu. Cadı kraliçe olup penceresine zehirli, kırmızı bir elma bırakmak istedim. Islandım ve tanrısal bir sessizlik aldım.  Ben düşündükçe fikrim vardı. Ben vardım, kâinat vardı. O evsizlik de ağaç olmak istedim, insan olmak zor zanaattı…

     Ancak; bu denli bir sessizlik, bu denli bir seyir, tanrıya müstesna idi.

Burcu Dinç

 

 

6 yorum

  1. Burcu hanım yazınız çok güzel beni derin düşüncelee yönelti: felsefe, yaşam, hiçlik üzerine …

    0
  2. Felsefe kokan, felsefi sorularla arayış ve sorgulama yapan, fantastik öykü tarzında iyi niyetli bir yazı….Tanrı sonucuna çok kolay ulaşabildi, felsefe de bu kadar kolay olmadığı gibi sorgulama da bir devamlılık söz konusudur…
    Hoş geldin Burcu Hanım. Felsefi yazılarınızı da fantastik öykülerinizi de bekleyeceğiz.

    0
  3. Sorgulamaya başlamak insan için bir bulunmaz nimet olmalı… Hayatı, görünen-görünmeyen her şeyi…
    Sorgulamaya başlangıç şeklinizi, karıncalarla olan düşünce münasebetinizi, çok beğendim. Aslında, yazının bana kattığı duyguları da paylaşmak isterim fakat yorum-blog olursa diye endişe ediyorum; bu yüzden sadece düşüncelerimin birazını paylaşmakla yetineceğim.
    Sorgulayan beyniniz dert görmesin, ve ayrıca hoşgeldiniz aramıza…

    0
  4. sürekli takipteyiz elinize emeğinize sağlık

    0
  5. Harika .Devamını bekliyoruz burcu hanım.

    5
  6. Ayakları toprağa gömülü kanat çırpar halde ,kalmaya direnen haldesin sevgili Burcu.Yalnızlığın bir adım ötesi özgürlüktür ve sen kanatlarını daha hızlı çırpmaya başlamışsın.Kalemine yüreğine sağlık güzel insan..

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>