Ana Sayfa / Kişisel Gelişim / Robotik Yaşam Dansı

Robotik Yaşam Dansı

Sessiz bir dinginlik hali… Umudun peşinde, huzura doğru bir adım daha yaklaşırken;

Belki de tekrar bir gözden geçirmeliyiz. Hayatımızın otomatikleşmiş (robotlaşmış) anlarını… Toplasak Yüzde kaç ederdi? Ne kadarını otomatik yapıyoruz ne kadarını olağan akışında yaşıyoruz. Akışı görebiliyor musun ki? Var mı gücün, bıraktın mı bedeninde… Nelerle nelerin karşısında heba ettin.

Gelecek planlarıyla harcadığımız hayallerin peşinden koşsak dahi yakalayamıyoruz. Çünkü hep bir adım önde düşlerimiz ve hep bir adım arkasındayız düşlediklerimizin. Tam tutacağım, tuttum derken yerine yenisini koyduğumuz açlığımız… Doymak bilmedi ki! Her zaman artı 1 i çıkarıyoruz mutsuzluğumuza.

Madem hal böyle neye dur demeliyiz! Hadi çık sıradanlığından farkını yarat, bak evrende hiçbir şey birbiriyle aynı değil,   ruhunun kilitlerini key of life (yaşamın anahtarı) açabilir mi?  Kaç tane kapın var açılacak? Az kıpırda, ölü gözlerle bakmasana! Azıcık heyecanın nerde kaldı? Gömdün mü, yoksa kimlerin üzerine toprak örtmesine izin verdin ve ne uğruna verdin…

Bak gece oluyor ama sen hala gündüzün hesaplaşmasındasın. Bak kararmaya başladı ortalık… Sessizleştin konuşmaların içine doğru yolda… Ne diyorlar sana?

Kendi özgün dansını yaratabilecek misin? Yoksa sen de aynı mısın? İster kabul et ister etme bu dans senin dansın ya yerinde durur sallanırsın ya da özgürce içinden geldiği gibi şekillendirirsin. Hiçbiri bir öncekine benzemeyen haliyle kendini teslim edersin müziğin ruhuna…

Birdin iki oldun, gündüz ve gece sen oldu… Şimdi iki kişilik tüm dansları da yapabilirsin… Bilinçaltına attığın her şeyi,  gün yüzüne çıkarmaya cesaretin var mı? Cesaretin var mı bu sıkı kavgaya?

Artık daha net görebiliyorsun karanlıkta… Galip mi oldun, mağlup mu, yoksa el mi sıkıştın? Kırdın mı zincirlerini ve olduğu yerde bırakabildin mi?

Bıraktıkların sana doğru mu, yoksa sen onlardan doğru mu bir yoldasın… Adımların yavaşladı mı? Rüzgârın tenine dokunuşunu hissedebiliyor musun artık? Koku algın yavaşladı mı? Çiçeklerin mis kokusunu içine çekebiliyor musun artık?

Yoksa anlaman için hala, bir dilek de sen mi asmalısın ağaca…

2 yorum

  1. Belki yaşam şartları bizi robotlaştıran. Mecburiyetler dizisi. Hayatın ne kadarını sadece kendimiz için yaşıyoruz o bile tartışılır aslında!!! Müzik harika, yazı heyecan verdi… Güzeldi, emeğinize sağlık…

    Ha bir de dilek ağacı nerede? : )

    0
  2. : ) Dilek ağacı sizin diktiğiniz yerde. Heyecan güzeldir teşekkürler.

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>