Ana Sayfa / Edebiyat / Sessizlik
Sessizlik

Sessizlik

Sessizliğin tanımı veya tarifi yapılmak istenseydi eğer, neye benzetilirdi ya da neyle kıyaslanırdı? İnsanlar hep sessizliği ve yalnızlığı birbiriyle bağdaştırır ve onların ayrılmaz ikili olduğunu düşünürler.

Sessizlik sadece yalnızlıkla değil kendini bilinmezliklerin dünyasına gömmüş, bu yolla tepki vermeye çalışan, susarak da olsa bir şey anlatmanın derdinde olan, oyuncular, insanlar, çocuklar hatta bebeklerinde dünyasıyla bağdaşmış bir ironidir.

Konuşmak bir sanattır, ama susmak ve sessizliğini dinleyerek kendini keşfe çıkmak başlı başına bir sanattır. Gereksiz konuşmak, kelimeleri tüketmek, anlamların içini boşaltmak, bıktırmak, revaçta ve ön planda olarak popüler kalmaya çalışmak ne kadar tuhafsa, sessizlik de bir o kadar tuhaftır. Hayvanlara imreniriz bazen, ne güzel hayatı var, yiyor, içiyor, sadece kendisine verilen görevleri yerine getiriyor diye. Ama hayvana verilmeyen aklın ve o derin kudretin farkına varamıyoruz o an.

Son cümle söylendiği an kendi kafesimizin içine girip orada sonsuza kadar kalmak istediğimizi düşünüyor, derin sükuta dalıyoruz. İşte o an her şey bomboş ve bir kara delik gibi geliyor, yalnız ruhumuza.

Sahi sessizliğin tanımı veya tarifi yapılmak istenseydi eğer, neye benzetilirdi ya da neyle kıyaslanırdı?

4 yorum

  1. Sessizlik kişiye göre değişir esasen. Kimi haksızlığından susar kimi haklı olduğundan , kimi verecek cevabı bulamadığından, kimi verecek cevabı olmadığından, yalnızlığından, acılardan, mutsuzluğundan, huzur bulmak için, kusur bulmak için, fesatlığından, iyi niyetinden… Liste uzar gider, isteyen listeden birini ya da yazılmayanlardan birini alır giydirir kimliğine ya da o zaten vardır benliğinde… Yazılacak çok şey var ama siz çok güzel dile getirmişsiniz bize susmak yaraşır… Yüreğinize sağlık, teşekkürler…

    0
  2. Rica ederim,günümüzün çok sık başvurulan sığınaklarından bir tanesi sessizlik ve susmak,listeniz için teşekkürler,yüreğinize ve kaleminize sağlık…

    0
  3. Hoşgeldiniz öncelikle..
    Güzel, çok güzel bir konu, kısa öz ve derin işlenmiş, soru işaretleriyle birlikte sunulmuş; kimine göre dikenli teller içinde, kimine göre kırmızı kadife kaplı tepside…
    “Sessizlik” i;
    “Susmak” olarak nitelendirdiğimde, sebeplerine takıldım.” Pes ediş, vazgeçiş ve artık son sözü söylemiş olmak.” dedim kendimce. Bu sessizliğin süresi çaresizliğin derinliğiyle doğru orantılıdır herhalde.
    “Yalnızlık” la eş değerlendirdiğimde ise ne kalabalığın önemi kaldı, ne çıkan anlamsız seslerin…Anlatamamış ve anlaşılamamış olmak sessiz olmak değil de sessizlikte kalmakla sonuçlanır herhalde…
    “Sükut” dediğimde ise aydınlık bir dünya canlandı gözümde… Hoş görünün hakim olduğu, mücadelesiz, gürültüsüz, gülen yüzlerin hakim olduğu… Tam bir sessizlik hali değildi ama sakinlik/dinginlikti…

    Uzun uzun düşündüren yazınız güzeldi…
    Kaleminize sağlık, sevgiyle…

    0
  4. Hoş bulduk sayın Simsiyah, yorumunuz ve yazının içeriğini zengin bir açıdan irdelediğiniz için teşekkür
    ederim, yüreğinize ve kaleminize sağlık..

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>