Ana Sayfa / Kişisel Gelişim / ÜZERİNDEN TEKRAR GEÇMEK

ÜZERİNDEN TEKRAR GEÇMEK

Yoğun bir iş gününün ardından kreşe sabahtan bıraktığım beş yaşındaki kızımı almak için zili çaldım, bekliyordum. Öğretmen kapıya geldi ve kızımın bugün onları şaşırttığından bahsetti. Beyaz tahtadaki kurumuş yazıları silmek için uğraşmışlar fakat bir türlü silememişler. Sonra kızım kalemi alarak beyaz tahtadaki yazıların üzerinden tekrar geçtiğinde silinebildiğini görmüş ve öğretmenine dönüp artık silebilirsiniz demiş…

Çevresel etkenleri ve psikolojik durumumuzu bir kenara bırakıp, bilgi ve deneyimlerimizden arınarak ikinci kez sorunların üzerinden geçmek bizi farklı bir çözüme ulaştırabilir bazen. Yaptığımız hatalı davranış sonrası pişmanlık duymak ve telafi etmek ayrı bir yazı konusu olabilir. Zira ilk bakışta göremediğimiz ya da hesaplayamadığımız bir parametreyi daha sonra yeniden değerlendirmek, değişkenleri daha farklı biçimde ele almak ve hatta yardım almak şeklinde tanımlayabiliriz konuyu.

Süreğen sorunları, alışılagelmiş yöntemlerle çözemeyebiliriz. Kendimizi çok sesliliğe, farklı görüşlere ve basit çözümlere hazır tutmalıyız. Yoksa beş yaşındaki bir çocuğun, beyaz tahtadaki kurumuş yazıyı silme yöntemini bulmasına şaşırıp kalabiliriz. Yapılan işlem basit bir mantıkla; kurumuş mürekkebin üzerinden geçerek, kalemin içindeki kurumayı engelleyen uçucu madde yardımıyla çözünmesini sağlamak olmuş (Tabii kızımla gurur duydum bu mantığı yakaladığı için).

Bazı şeylerin üzerinden tekrar geçmek, göremediğimiz yönleri fark etmek, yapılan yanlışları tekrar yapmamak ve düzeltmek için bir fırsat olamaz mı? Örneğin, bisiklete ilk kez bindiğimizde hepimiz düşmüş fakat sonra kalkıp yeniden binmişizdir. Israrla aynı konu üzerinde yılmadan çalışarak ve nerede yanlış yaptığımıza bakarak, doğrusunu bulmaya çalışmak, aslında hepimizin çoğu zaman farkında olmadan yaptığı bir davranıştır.

Bir bilim adamını ele alacak olursak; uğraştığı projenin tüm bilimsel verilerinin ve iç süreçlerinin üzerinden geçmek için daha çok zaman bulabilseydi, daha iyi sonuca varmaz mıydı?  Salt topladığımız veriler değil, algı farklılıklarımız da ortaya çıkabilir bu süreçte. Gözümüzün önünde durduğu halde ilk bakışta göremediklerimizi, edindiğimiz deneyim ve bilgi birikimi ışığında yeniden inceleyince daha önce nasıl da görememişiz diyerek hayıflandığımız mutlaka olmuştur. Mesela, Edison ampulü icat ederken yaptığı bir sürü deneyin ardından “… Amacımıza ulaşamadık ama hiçbir netice elde edemediğimiz doğru değildir. Çünkü aradığımız şeyin yaptığımız bu iki bin deney içinde bulunmadığını öğrenmiş bulunuyoruz.” demiş ve sonunda kömürleştirilen iplik parçası ile sonuca ulaşmıştır.

Bazen olayın içinde yaşamak yerine, ikinci defasında dışarıdan kuş bakışı bakmak gerekebilir. Kuş bakışı bakmayı bir kartal misali gökyüzünde süzülürken yeryüzüne bakmak şeklinde nitelendirebiliriz. Ayrıntılarla boğuşurken asıl resmi görmekten uzaklaşabiliriz. Çözümleyemediğimiz bir soruna, çerçevenin dışında kalarak farklı bir açıdan bakma becerisini kazanmalıyız. Tabii algıda negatif seçiciliğin de bizleri çözümden uzaklaştırdığını da unutmadan(Algıda negatif / pozitif seçiciliği, sonuçlarını kişisel kazanımlara çevirebilmeyi ayrı bir yazı konusu yaparak detaylandırmak yerinde olacak gibi).

Kendimizi yetkin sandığımız konularda elimizde olmadan üstünkörü bir yaklaşım sergilerken özgüvenimizin bizi yanıltması devreye girebilir ve çare üretemeyebiliriz. Örneğin: Askerlik yaparken, birliğimizde kurs görmekte olan Azeri bir subay rahatsızlanarak sağlık amirliğimize başvurmuş ve hekim arkadaşımız “gribal enfeksiyon” teşhisi koymuştu. Bir hafta geçmesine rağmen iyileşemeyip yeniden geldiğinde, nöbet halinde şiddetli bir şekilde titrediğini görünce; mesleki alanım dışında ve yeterli bilgiye sahip olmamama rağmen okulda enfeksiyon hastalıkları dersinden aklımda kalan bilgiyle “sıtma” olabileceğini söylemiştim. Hastaneye sevk edildiğinde yapılan tetkiklerle kesin tanı konulmuş ve sıtma tedavisine başlanmıştı.

Bilgi, düşüncelerimizi, olaylara bakışımızı ve algımızı sürekli bükmektedir. Bazen beş yaşındaki bir çocuğun gözüyle, bazen de edindiğimiz deneyimlerle yeter ki sorunların üzerinden ikinci kez geçmeye cesaret edebilelim.

Belki de bazı şeylerin üzerinden tekrar geçme fırsatını hiç bulamayabiliriz.

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>