Ana Sayfa / Edebiyat / Yazalım mı?
Yazalimmi

Yazalım mı?

Ne zaman sıkışır sözcükler bilinmez, ne zaman daralır ruhun, o da bilinmez. Ya da duyguların ne zaman karmakarışık olur? Belki mutluluktan tavan yapmış uçarsın havalara balon misali belki de hüzünle dibe vurmuşsundur, hurda bir sandal gibi. Belki en mutsuz en bedbaht, belki de dünyanın en mutlu insanı sensin.

Hal bu ya hissettiklerin bunlardır!

Ruhunu daraltan ya da mutlandıran duygularla sözcükler birbirini köşe bucak kovalamaya, orada burada sıkıştırmaya başladığında, işte belki  tam da  o anda yazıvermek lazım bütün her şeyi. Bir doğum sancısı sonrası dökülüvermeli sözcükler kaleminden. Kalemle kağıdı buluşturduğun anda  işte bu vuslat mutlandırmalı seni. Dertleşmelisin adeta kaleminle, sohbet etmeli, kavga etmeli, ağlaşıp söylemelisin. Tıpkı kırk yıllık bir dostla söyleşir gibi, bir fincan kahvenin eşliğinde gönül gönüle verip dostunla dertleşir gibi… İçini dökmelisin kağıtlara, halini anlatmalısın. Yaren bellemelisin kağıdı kalemi, yaren bellemeli senin duygularınla saçılan sözcükleri okuyanlar.

Art arda dizili sözcükleri gördüğünde, siluetini görmeli senin o satır aralarında.

Çıkagelmelisin sözcüklerin arasından okuyucunun dünyasına. Karmakarışık olmalı duyguları seni okurken, bir dibe indirip bir havalanmalı seninle birlikte.

Boğazında yumruk yumruk olmuş hıçkırığın sesini de duymalı, gözlerindeki pırıltıyı da görebilmeli seni okuyan.

İşte böyle bir alışveriş olmalı yazanla okuyan arasında.

Sen yazarken mutlanmalısın o da seni okurken!

 

İşte bu nedenlerle;

Yazmalısın, yazmalıyım…

 

Sevgi ve muhabetle…

 

3 yorum

  1. Yazalım Lila, yazalım..
    Aklımızla yüreğimiz kavga ettiğinde dinlemeye –okumaya- gönüllü olanla paylaşmak için,
    Neşemiz kanatlarına alıp bulutlara çıkardığında mutluluğun tadı bile dostlarla katlandığı için,
    Yalnızlığı paylaşmanın yolu anlatmak, anlamak, anlaşılmak ve bunu ifade etmek olduğu için,
    Sesle ya da sözle ifade etmek ifade edene bile ayrıntıları gösterdiği için,
    Hepimizin hepimizden kazanacakları olduğu için,
    Dost meclisi denilen şeyin sadece bir tahta masa etrafında olması şart olmadığı için…
    Yazalım ve okuyalım Lila…
    Sevgiyle…

    0
  2. Yazalım ki bir pencere daha açılsın.
    Belki de güneşin doğuşu o pencerededir.

    0
  3. Yazalım… Lilam, yazalım ki özgürlüğün kelimelerdeki dansını, yüreğin kanat çırpışını, paylaşmayı, paylaştıkça artan sevinçlerimizi, azalan üzüntülerimizi, isyanı, mutluluğu, güzelliği, bakış açımızı yansıtalım ki var olalım. Biz de buradayız diyelim… Yazalım ki yazmanın -bir zamanlar benimde öyle sandığım gibi- “Ben yazamam ki yazar değilim” demesin okurlarımız… Yazmanın güzelliğinin farkına varsınlar ve onlar da yazsınlar değil mi?

    Sevgilerimle…

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>