Ana Sayfa / Edebiyat / YOLCULUK
Yolculuk

YOLCULUK

Yaz sıcakları geride kalmış, bozkırı ısıtan güneş etkisini kaybetmişti. Yapraklarını çoktan döken söğüt ağaçları kış hazırlığına başlamış, yağmurlar  yerini soğuğa ve ayaza bırakmıştı. Son günlerde içimde tarif edemediğim bir iç sıkıntısı vardı. Durgunlaşmış, arkadaşların sohbetlerini  ya dinlemiyor ya da  sohbetlere karışmıyordum. Uzun yıllar görev yaptığım; geleneğini, kültürünü, yaşam biçimini benimsediğim yerden tayinim çıkmıştı. Yaz sonunda aldığım bu haberle canım iyiden iyiye sıkılmıştı. Tek başıma olsam sorun olmazdı. Lakin sorumluluğunu taşıdığım bir ailem vardı. Çocuklarımın yaşı henüz küçüktü. Soğuk ve ayazın gittikçe arttığı günlerde kurulu düzenimi bozup tanımadığım bilmediğim başka bir şehire gitmem gerekecekti. Suskunluğumun ve durgunluğumun nedeni buydu.

Aradan bir kaç gün geçtikten sonra gerekli izinleri alıp yeni görev yerine gitmeyi kafama koymuştum. Başka da çarem yoktu zaten. Yeni atandığım görev yerine gitmeli, soğuklar iyice bastırmadan eşim ve çocuklarımla kalacağım evi tutmalıydım. Sonrasına Allah kerimdi. Hele bir evi tutayım, dönüp eşyaları taşımak kolaydı.

Eşim ve çocuklarımla da konuşup vedalaştıktan sonra yola çıktım. O yılların en gözde ulaşım aracı şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerdi. Son yıllarda halk şehirlerarası yolculuklarda, yıllarca kullandığı demiryolunu bırakmış otobüsleri tercih etmeye başlamıştı. Şehirlerarası otobüs terminalleri dolup dolup boşalıyordu bu nedenle.

Otobüsün koltuğunda saatler süren yorucu bir yolculuk ayaklarımın hissizleşmesine neden olmuştu. Oysa tren yolculuğunda bu zorluk yaşanmazdı. Trenler otobüslere göre daha rahattı. Fakat her yere trenle gitme olanağı yoktu. Tren yolculukları otobüs yolculuklarına göre daha yavaştı. Gidilecek yere daha geç gidiliyordu. Bunun nedeni trenin her istasyonda yolcu indirip bindirmesinden kaynaklanıyordu. Otobüsler ise yolculuk sırasında gidecekleri yere yolda kısa bir mola verdikten sonra fazla duraksamadan gidiyordu.

Yolculuk sırasında daha önceden görmediğim yerleri cam kenarında seyretmiş zamanın nasıl geçtiğini anlayamamıştım. İnsan nereye baksa uçsuz bucaksız bir ova ile karşılaşıyor. Yerleşim alanları çevresi hariç koca ova bir tek ağaca hasret. Göz alabildiğine uzanan bozkır gözlerimi kamaştırıyor.  Dağların dorukları, vadileri, sert granit kayalar uzaktan ovaya bekçilik yapıyor. Bozkırın şekillendirdiği özel bir coğrafyayla başbaşa kaldığımı hissediyorum. Dağ eteklerine uzanan tarlalarda sığır ve koyun çobanlarından başka kimse yok. Irgatlık çoktan bitmiş. Geniş ova hayvanların rahatça dolaştığı bir alana dönüşmüş. Sığır ve koyun sürüleri yazdan kalan son otları kemiriyor. Çobanlar ve kangal köpekleri sürülerin etrafında akşam olmasını bekliyor. Dışarıda hava ayaz, su donma noktasına yakın. Kuytularda donmuş toprak kırağı kaplı. Gökyüzü kızıldan, çivit mavisine bir dinginlikte.

Güneş dağların ardına çekilip hava karardığında ovayı görmek imkansız. Uyumak için kendimi zorlayıp göz kapaklarımı uzun süre kapalı tutmama rağmen bir türlü uyuyamıyordum. Göz kapaklarım kapanmamakta ısrar ediyor, sigara dumanına adeta isyan ediyordu. Kafamın içinde bin bir türlü düşünce akıp gidiyordu…

10 yorum

  1. yasemin pforr

    Hüseyin Bey merhaba,

    Kaleminize sağlık. Tasvirleriniz çok güzel…

    Tek anlayamadığım yazının başında 3. tekil şahısla başlamışsınız ama sonunda 1. tekil şahsa dönmüşsünüz? Biraz kafa karıştırıyor…

    0
  2. Zordur yeni başlangıçlar…Yollar vardır bitip tükenmeyen…Yolculuk vardır içinde çözümlenemeyen…Kaleminize sağlık…

    0
  3. Ertelenmiş bir kararın yola çıkması gibi sanki… Enin de sonunda gidilecek nasılsa, bu işi halletmeliyim diye çıkılan bir yol hikayesi gibi geldi bana… Hani aslında gidilmek istenmeyen ama mecburiyetlerin zorladığı bir hikaye… Her başlangıç ilk önce zor görünür göze ama yola çıkılmaya görsün düğümler tek tek çözülür…

    Kaleminize sağlık…

    0
    • “Hani aslında gidilmek istenmeyen ama mecburiyetlerin zorladığı bir hikaye…” cümleniz yazıda yola çıkarken var olan ruh halini özetliyor. Yorum için teşekkür ederim “Ay Işığı”. Saygılar.

      0
  4. Öncelikli hoşgeldiniz, Tren yolculuklarımın keyfini hatırladım yazınızda…

    0
  5. Yolculuğu öyle güzel anlatmışsınız ki, biran geçmişe takıldım. Öğrencilik yıllarımda yaptığım otobüs yolculuğuna gittim geldim bir an. Ne yorucu ve meşakkatli olurdu. Sigara içilirdi, havalandıram küçük pencerelerden yapılırdı… Elinize yüreğinize sağlık.

    Hüseyin Hocam hoş geldiniz. Yazılarınızı burada da bizimle buluşturacağınız için sevindim.
    Saygılar.

    0
    • Teşekkür ederim Hanife hanım. Hoş bulduk. Yazacaklarımı burada da paylaşmak…Okur sayısının artması önemli benim için. Birde yazıların okunması bu bağlamda. Sanırım burada edebi ağırlığı olan yazıları diğerlerinde de güncel yazıları ve şiirleri paylaşacağız. Bu site anladığım kadarıyla güncel konulara ve şiire dair yazıları onaylamıyor.
      Saygı ve selamlarımı yolluyorum. İyi bir hafta ve bol yazılı günler diliyorum.

      0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>