Ana Sayfa / Edebiyat / ZAMANSIZ GELEN
Zamansız Gelen

ZAMANSIZ GELEN

Gece, siyah elbisesini sıyırıp beyaz bir gelin gibi süzülerek aydınlanmaya başlamıştı yeni bir güne. Güz mevsiminin hüznü insanın ruhuna işlerken dalgaların sahilde dans edişlerini seyretmeye başladı.

Martıların mavi enginliklerde köpüklerin arasındaki renk cümbüşü öylesine güzel bir tablo oluşturuyordu ki “Pablo Picasso” olsa ancak hakkını verebilirdi. Sahilde gezinmeye başladı ve denizin serin suları ayaklarına dokundukça uyku mahmurluğundan ayıldı. Denizin mavi sine uyan mavi şalına daha da bir sarıldı yalnızlığına sarılır gibi. Maviyi çok severdi. Mavinin her tonunu gece mavisinden tutun da türkuaza kadar kumral uzun bukleli saçları rüzgarın esintisine eşlik ederken menekşeyi andıran gözlerinden damlalar süzülmeye başladı.

Gelmeyeceğini bile bile hep aynı mevsim bu sahile gelip onun gelmesini bekliyordu. Nasıl bir umuttu bu onu kendisi dahi anlamış değildi. İnsan içinde bitirebilmeli diye düşündü yoksa bu umutsuz bu anlamsız bekleyişlerin başka ne cevabı olabilirdi ki?

Suskunluğu içinde büyüdükçe büyüyordu hani şimdi bir gelse bir görünüverse sıcak bir tebessüm bıraksa yüreğinden yüreğine yılların yorgunluğunu atıverecekmiş gibi geldi o anda. İnsan galiba en çok da sevdiklerine mana yüklüyordu mana ve değer belki abartı ama her hareketi her mimiği özel ve anlamlı kılan buydu ona göre.

Balıkçılar dönüyorlardı, takalar, tekneler derken… sahildeki çay bahçesinin tahta masalarından birisine oturdu sıcak çayını yudumladı içinde anılar bir bir dans ediyorlardı adeta bir anı bitmeden öbür anı canlanıyordu aklının köşelerinde fondaki çalan içli keman sesleri daha da bir yakıyordu yüreğini duygularına tercüman olan o şarkıyı mırıldanıyordu şimdi tadı yok sensiz geçen ne baharın ne yazın.

Hesabı ödeyerek kalktı yerinden sahil yolu birden gözünde büyüdü çok çok uzun geldi yaşadığı hasret kadar uzun geldi şimdi gözüne bu sahil yolu.

Ne fark eder ki gurbet nedir? dedi. Uzak kaldığın her şey memleket, sevgili, deniz, kuşlar hepsi ırak olduğun her duygu hasret değil miydi?

İnsanın kendisine bile yabancı olduğu zamanlarda kendi yüreğinde sürgün değil miydi?

Şimdi yüreğindeki hasreti derinden derine bir gergef gibi nakış nakış işliyordu hasret içinde büyüdükçe büyüyordu hiçbir şey onu mutlu etmeye yetmiyordu.

Muzip bir gülümse kapladı çehresi ni yürüdü bedelini ağır bir şekilde ödediği büyük sevdasının yüreğinde bıraktığı yanık izleri ile yürüdü.

Ben miydim erkenci sen miydin geç kalan diye düşünürken kaderi kurcalamanın anlamsızlığını bilecek kadar şuurluydu o tevekkül etmeyi tercih etti.

Belkide burayı son görüşüydü oda farkındaydı her şeyin. Sayılı günlerinin, son günlerini yaşadığının…

Yaşanmışlıkların mutluluğu ile, “Her şeye rağmen pişman değilim…” diye fısıldayarak biraz tebessümle ayrıldı çok sevdiği sahilden.

Kendisi de çok iyi biliyordu ki bir daha ki yıl asla burayı göremeyecekti çaresiz yakalandığı hastalık onu yaşamdan koparacaktı.

“Hoşça kal anılar”, dedi.

Hoşça kal sahil.

Hoşça kal martılar.

Hatta, hoşça kal hayat…

12 yorum

  1. “Gelmeyeceğini bile bile hep aynı mevsim bu sahile gelip onun gelmesini bekliyordu. Nasıl bir umuttu bu onu kendisi dahi anlamış değildi. İnsan içinde bitirebilmeli diye düşündü yoksa bu umutsuz bu anlamsız bekleyişlerin başka ne cevabı olabilirdi ki?” Cümleniz bir gerçeği anlatıyor. Emeğinize sağlık.

    0
  2. Aşk ve Tevekkül birbirinden ayrılmaz parçalar…Yüreğinize sağlık…Kaleminiz daim olsun.

    0
  3. Hoşça kal’lara teslim edilmiş bir AŞK yanığı … Sonu hüzünlü her hikaye de olduğu gibi…

    Kaleminize sağlık ve hoş geldiniz.

    0
  4. Güzeldi, hüzün ve duygu yüklü. Yüreğinize sağlıklar, kaleminiz daim olsun.
    Hoş geldiniz.

    0
  5. Bu hüzünlü yazınızla sitemize hoş geldiniz. Kaleminiz hiç eksilmesin…

    0
  6. Hayatın son anları… Hastalıkların pençesinde olmak… O eski anıları hatırlamak… Gülümsemek; anılara, hayata her şeye…

    Kaleminize sağlık

    0

Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>